Herif beni biraz gezdir

Herif beni biraz gezdir

Herif beni biraz gezdir

Çorumlunun biri ailecek Ankara’ya taşınmaya karar vermiş.

Ankaraya gelmiş işe girmiş, gel zaman git zaman aradan birazcık zaman geçtikten sonra hanımı demiş;
– ”herif beni biraz gezdir”.
Ankara’da meşhur gençlik parkına götürmüş.

Lunaparkta gezerken döner zincirli salıncagı görünce;
– ”herif beni şuna bindir” demiş.
Adam;
– ”get kız donunu görürler” diyerek kızmış.
Neyse Lunaparktan çıkarak bir çaybahçesine oturarak çay içmeye başlamışlar.

Kadın bir ara kaybolmuş, neyse birazdan gelmiş.

– ”Nerdeydin” deyince herif..
– ”ben ona bindim” demiş.
Adam kızarak;
– ”kız ben sana donunu görürler demedimmi” diyerek kızmış.
Tabiki kadın rahat bir şekilde;
– ”yok herif donumu çıkartmıştım” demiş.

BONUS FIKRA

Öğretmen küçük öğrenciye seslendi;

– Gel oğlum. Kalk bakalım tahtaya, sana bir sorum var.

– Buyrun, sorun öğretmenim

– Canlılar kaça ayrılır?

– Dörde ayrılır öğretmenim.

– Bana yanlış gibi geldi ama hadi say bakalım..

Minik öğrenci parmaklarıyla saymaya başladı;

– Bitkiler,Hayvanlar,İnsanlar,Çocuklar.

– Çocuklarda insan değilmi oğlum?

– Haklısınız, o zaman canlılar üçe ayrılır öğretmenim

– Peki, şimdi yeniden say bakalım..

– Bitkiler, Hayvanlar ve çocuklar..

– Oğlum insanlara ne oldu?

– Kalplerinde sevgiyi yeşertip düşünebilenleri hep çocuk kaldılar, diğerleri de hayvanlaştılar öğretmenim …

Maymun

bir gün bir kadın yolda yüyürken bir petshopun camında “harika seks yapan maymun” yazısını görür.

içeri girer, maymunu alır. petshop sahibi maymunla birlikte bir de kullanma kılavuzu verir.

kadın eve gider, kılavuza bakar. kılavuzda “maymuna banyo yaptırın,

sonra kendiniz banyo yapın, maymunu yatağa oturtun ve çıplak bir şekilde yüzüstü yatağa uzanın.

maymun gerisini kendi halleder.”

kadın, yazanları yapar, yatağa uzanır ama maymunda tık yok, maymunu tekrar yıkar,

yatağa uzanır, bunu birkaç kez tekrarlar ama yine maymun bir şey yapmaz.

kadın kılavuza tekrar bakar ve en altta “eğer maymun eyleme geçmiyorsa pet shop sahibini arayın” yazısını görüp arar.

on dakika sonra pet shop sahibi gelir, kadına yüz üstü uzanmasını söyler.

sonra maymuna döner ve bağırır:

“bak sana bunu son kez öğretiyorum!”

Sarışın

vantrologun biri bir barda gösteri yapıyormuş. kucağında kuklası, kuklanın ağzından habire aptal sarışın fıkraları anlatıyo ama nasıl yerin dibine sokuyo oyle böyle deil.

millet yıkılıyo felan ama arkada oturan sarışın bi kadın öfkeli gözlerle adamı kesiyo. en son dayanamıyor:

– pardon beyfendi bakar mısınız! yaptığınız terbiyesizliğin farkında mısınız!

bu anlattığınız aptal fıkralarının ne kadar önyargılı olduğunu, sosyal hayatta bizi ne kadar zor durumda bıraktığını biliyor musunuz???

adan utanmış bozarmış:

– valla hanımefendi, ben sadece…

sarışın fırlamış:

– beyfendi siz lütfen müdahale etmeyin! ben kucağınızdaki o terbiyesizle konuşuyorum!

sekiz numaralı kutu

tıp fakultesinden yeni mezun doktorun biri yeni bir muayenehane açarak iş hayatına atılmış.

muayenahenenin kapısınada şöyle bir yazı yazmış…

“vizite ücreti 100 dolar. iyileştiremediğimiz hastaya 300 dolar iade ediyoruz.”

vizite pahalı ama, doktor gerçekten doktor. her gelen hasta iyileşip gidiyor ve doktorun ünüde her geçen gün artıyormuş derken bir gün yazıyı gören uyanığın biri şu doktoru marizleyip biraz para kazanayım diye kapıyı çalmış.

– doktor: buyrun efendim size nasıl yardımcı olabilirim?
– uyanık: doktor ağzımın tadı hiç yok. öyle kötüyüm ki, hiçbir şeyin tadını alamıyorum.
doktor… adama şöyle bir bakmış ve hemşireye seslenmiş:

hemşire hanım bana sekiz numaralı kutuyu getir misiniz?

hemşire adama uzatmış kutuyu, adam, bir kaşık içindekinden yemiş ve anında tükürmüş. “ama bu bok!”

doktor sakin, “evet! iyileştiniz. tad alabiliyorsunuz artık.” adam, parayı ödemiş sinirleri tepesinde gitmiş.

aradan birkaç ay geçmiş. bu uyanık büyük bir hırsla yeniden kapısına dayanmış doktorun.

– doktor: buyrun efendim neyiniz vardı?
– uyanık: ben de hafıza kaybı başladı doktor, herşeyi unutuyorum.

doktor, adama şöyle bir bakmış ve yine hemşireye dönerek, kızım, sekiz numaralı kutuyu getirir misin? demiş.
adam, hemen itiraz etmiş, “ama, o kutuda bok var!” doktor, doğru! bakın, hafızanız da yerine geldi.

adam, ağlamaklı, hırsla ödemiş parayı çıkmış dışarı.

kurmuş da kurmuş intikam planlarını. birkaç ay sonra verdiği paraları almak için tekrar gelmiş.

– doktor: buyrun efendim bu sefer neyiniz var?
– uyanık: ben de iktidarsızlık başladı. durumum kötü, hiçbir şey yapamıyorum.

doktor adamı gözüyle şöyle bir inceleyip, hemşire hanım sekiz numaralı kutuyu getirir misin? diye seslenince, adam, tüm hırsıyla,”s.kecem, seni de sekiz numaralı kutunu da.” diye bağırmış..
doktor gayet sakin, geçmiş olsun! artık yapabiliyorsunuz.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER