Hepsi kamyona çıkmış

Hepsi kamyona çıkmış

Hepsi kamyona çıkmış

Adamın birisi domuz çiftliği kurup yetiştirip sonra da satarak zengin olmak için 20 tane domuz alıp yeni aldığı çiftliğe getirmiş… Ama; hiç birşey anlamadığı bu iş hakkında yardım etmesi için bir de veteriner çağırmış.
Veteriner konuşmuş ta konuşmuş…. adam birşey anlamamış ama
utancından da çaktırmamak için “ha ha” diyip kafasını aşağı yukarı sallamış sonra da parayı avucuna sıkıştırıp güle güle demiş…

Aradan bir kaç gün geçmis ama domuzların birbirine karşı ilgisi sıfır… Ben bunlara herhalde birşeyler göstersem iyi olacak deyip hepsini kamyona attığı gibi doğru ormana…. hepsini bi güzel sıradan geçirdikten sonra çiftliğe geri getirmiş…
Sonraki bir kaç gün bakmış domuzlarda gene tık yok… almış bir daha doldurmuş kamyona gene ormana…. bu sefer ikişer kez sıradan almış geri getirmiş çiftliğe içinden de herhalde bu sefer olmuştur, ne yapmaları gerektiğini öğrenmişlerdir diyerek…
Ama hayvanlarda yine tık yok… hepsi çamurun içinde yatıyor… kafası iyice kızmış olan adam hepsine küfür ede ede kamyona bir kez daha atarak doğru ormanın yolunu tutmuş… yapabildiği kadar yapmış, yorğunluktan ölmek üzere olan adam hepsini kamyona atıp, çiftliğin yolunu tutmuş…

Ertesi gün öğlene kadar uyuyan adam yataktan kalkamayacak kadar yorğun olduğundan karısını yanına çağırmış,
– Bak bakalım hanım domuzlarda hareket var mı, ne yapıyorlar?” diye sormuş.
Karısı, perdeyi aralayıp domuzlara baktıktan sonra adama dönmüş…
– Hepsi kamyona çıkmış, birisi de kornaya basıyor….

BONUS FIKRA

Yasal olup Mantıklı olmayan Mantıklı olup Yasal Olmayan Nedir?

Üniversite son sınıf öğrencisi yazılı sınavından kalınca doğru hocasına gider:

-siz sınıfta bırakarak hayata atılmamı önlüyor ve beni cezalandırıyorsunuz.. işin bu yanını hiç düşündünüz mü?

-tabii düşündüm.. hocanın görevi bilgiyi ölçmek, yeterli olmayanı sınıfta bırakmak değil mi?

-iyi. o zaman size bir teklifim var.. bir soru da ben size soracağım.. doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu kabul edip sınıfta kalacağım.. bilemezseniz, notumu düzeltecek ve sınıfı geçirteceksiniz..

hocanın keyfi yerindedir.. teklifi kabul eder ve öğrenci sorar:

-yasal olup, mantıklı olmayan nedir? mantıklı olup, yasal olmayan nedir? ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?”

hoca uzun uzun düşünür ama cevabı bulamaz.. iddia gereği öğrencisine iyi not vererek sınıfı geçirir.. ama aklı da soruda kalır.. sonunda sınıfın en iyi öğrencisini çağırır, olayı anlatır ve sorunun yanıtını bilip bilmediğini sorar.

öğrenci hemen cevap verir:

-siz 65 yaşındasınız ve 23 yaşında bir kadınla evlisiniz. bu yasal ama mantıklı değil.

karınızın 25 yaşında bir sevgilisi var. bu mantıklı ama yasal değil.

siz; karınızın sevgilisini, zayıf alıp sınıfta kalması gerekirken iyi not verip mezun ediyorsunuz..

bu ise ne mantıklı, ne de yasal..

Dışarı Çıkamazsın!

Adam o gece arkadaşları ile dışarı çıkacakmış. Tam kapıdan çıkmak üzere iken arkadan karısının sesini duyar.

─ Arkadaşlarınla bugün buluşacaktın değil mi hayatım? Tamamen unutmuşum. Dışarı çıkmasan olmaz mı? Adam,

─ Aşkım arkadaşlarla bir şeyler içeceğiz ama.

Kadın adam lafını tamamlar tamamlamaz mutfağa gider ve elinde bir sürü içecek ile gelerek.

─ Bütün çeşitler burada da var aşkım, der.

Adam dışarı çıkabilmek için bahane bulmak zorunda olduğu için.

─ Ama oradaki TV’de maçı da seyredeceğiz senin bugünkü dizini seyretmenin engellemek istemem, dediğinde kadın hemen kumandayı uzatır.

Adam artık iyiden iyiye köşeye sıkışmıştır. Ne dese kadın her şeye hazırlıklı çıkıyor bir türlü bahane bulamıyordur. Son olarak parlak bir fikir gelir aklına.

─ Ama aşkım erkek erkeğe muhabbeti de söz konusu, bunu beraber yapamayız, dediğinde kadın birden;

─ Bırak şimdi bunları düşünmeyi dostum, hadi maç başlamak üzere şu TV’yi açalım da keyfimize bakalım.

Neşeli Lokanta

Aynı liseden mezun, 40’lı yaşlardaki arkadaş grubu akşam nerede yemek yiyeceklerini tartışıyorlarmış.

Sonunda “Neşeli Lokanta”da buluşmaya karar vermişler.

Gerekçeleri Maria adlı garsonun mini etek giymesi ve bacaklarının çok güzel olmasıymış.

10 yıl sonra, 50 yaşına geldiklerinde tekrar buluşmuşlar.

Buluşma öncesi aynı konuyu tartışmışlar ve yine “Neşeli Lokanta”da buluşmaya karar vermişler.

Bu defa gerekçe lokantanın yemeklerinin güzelliği ve zengin bir şarap yelpazesine sahip olmasıymış.

10 yıl sonra, 60 yaşına geldiklerinde aynı konuyu tartışmışlar ve yine “Neşeli Lokanta”yı seçmişler.

Bu seferki gerekçeleri lokantanın sessiz ve sakin olmasıymış.

Aradan bir 10 yıl daha geçmiş, 70 yaşına geldiklerinde aynı konuyu tartışmışlar ve yine “Neşeli Lokanta” demişler…

Gerekçeleri ise lokantanın tekerlekli sandalyeler için asansörünün bulunmasıymış.

Bir 10 yıl daha geçmiş, 80 yaşına gelmişler artık. Yine buluşup, gidecekleri lokantayı tartışmaya başlamışlar.

İçlerinden biri “Neşeli Lokanta” demiş.

“Harika…” demiş ötekiler. “Burayı hiç görmedik. Yeni bir yer… Ne iyi!.”

Kıyaslama

Adamın biri akşam iş çıkışı evine giderken yolda bir dilenciye rastlar.

Ellerini açıp yalvarır gözlerle bakan dilenciye bir miktar para verir.

─ Al bununla bir sigara alırsın, der.

Dilenci;

─ Bayım, ben sigara kullanmıyorum ama, der.

Bunun üzerine adam;

─ O zaman bir bira içersin, der.

Dilenci;

─ Ben ağzıma içki koymam efendim, der.

─ Sen de o zaman bir altılı oynarsın, der adam bu defa.

Dilenci;

─ Beyim ben hiç kumarda oynamam, deyince adam;

─ O zaman al bu parayı ve akşam bizim eve gel, der. Adresi yazıp verir dilenciye.

Dilenci şaşırır;

─ Neden size gelmemi istiyorsunuz efendim, diye sorar.

Adam;

─ Karım içki içmeyen, sigara kullanmayan, altılı oynamayan bir adamın hali nasıl oluyormuş bir görsün!..

Deney

Bilim adamları çeşitli içkilerin insanlar üzerindeki etkisini ölçmek maksadıyla bir araştırma yapmaktadırlar.

Her zaman olduğu gibi, araştırmayı önce fareler üzerinde yapmaya karar verirler.

Birinci gün fareye bira içirirler. Fare hafif çakır keyif olur, dili pelteleşir, ama bir yandan da çenesi açılır, uzun uzun konuşur.

İkinci gün şarap içirirler. Şarabı içen fare iyice romantikleşir, deney yapan bilim adamlarına kur yapmaya, şiir okumaya en sonunda da kalkıp dansetmeye başlar.

Üçüncü gün viski içirirler. Her bir kadehten sonra fare daha da ağırlaşır, karizmaya bağlar. Kafası iyice güzelleşince de “küçük dağları ben yarattım” dercesine yayılır oturduğu yerde.

Dördüncü gün sıra rakıya gelmiştir. İlk kadehi içen fare bıçkın bir delikanlı moduna girer, göz ucuyla yan yan bakar sağa sola.

İkinci rakı kadehini devirdikten sonra artık iyice külhanbeyi olmuştur, masaya yumruğu vurur;

─ O kedi bu masaya gelecek!

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER