Geri Kaçınn

Geri Kaçınn

Geri Kaçınn

Günlerden bir gün spermler ayaklanirlar.

” Bu pre… ervatif çikali hiç bir ise yaramiyoruz” derler.
Bir gün aralarindan biri öne çikar ve “Arkadaslar biz bu pre… ervatifi patlatip amacimiza ulasmaliyiz” der.
Savas naralari atarak saldiriya geçerler fakat hepsi çarpip ölür.
Bu olay gelenek haline gelir ve nesiller boyu sürer ve hiç bir basari elde edemezler.
Günlerden bir gün aralarindan biri yine öne çikar ve “Arkadaslar atalarimizdan kalan bu gelenegi yerine getirmeliyiz ve bu sefer çok güçlendik artik amacimiza ulasacagiz” der.

Savas naralariyla yine saldiriya geçerler ve en sonunda pre… ervatifi patlatirlar.
Öndeki liderlerinden bagirarak bir ses gelir
“imdat boka battik geri kaçın”

BONUS FIKRA

Nasreddin Hoca bir cimri tanıdığının evine gittiğinde tanıdığı ona bayat ekmek ile bir tabak bal ikram etmiş.

Nasreddin Hoca bayat ekmeği dişi kesmeyince sinirinden balı kaşıkla yemeye başlamış.

Ev sahibinin gözü yerinden oynamış :

-Aman efendim, bal ekmekle yenmez ise, insanın içini sıyırır, demiş.

Nasreddin Hoca hiç ses çıkarmadan balı bitirmiş ve :

-Kimin içinin sıyrıldığını Allah biliyor, demiş.

Araplar

coca-cola’nın pazarlama temsilcilerinden biri, ortadoğu’daki görevinden büyük bir hayal kırıklığıyla dönmüş..

niye başarılı olamadığını da arkadaşlarına anlatmış:

“beni ortadoğu’ya ilk gönderdiklerinde iki sorun vardı. ben arapça bilmiyordum . halkta da okuma yazma oranı öyle yüksek değildi.

bu yüzden onlara vermek istediğim mesajı yan yana 3 resim halinde düzenledim.

birincisinde bir arap, çölde kumların üstünde sürünüyor, susuzluktan kavrulmuş ölüyor..

ikinci resimde kumlar arasında bulduğu coca-cola’yı içiyor..

üçüncüde adam dipdiri.. ayakta, canlı ve neşeli..”

“ee.. harika fikir.. anlamadılar mı?”

“anladılar tabii.. sorun da bu zaten..

araplar sağdan sola okurmuş meğer..”

Laz Vampirler

idris, dursun ve temel yüzyıllardır vampirdirler.

bir gün canları sıkılır yarışma düzenlemeye karar verirler.

önce idris fırlar.

beş dakika sonra geri gelir.

ağız burun kan içinde.

– nooldu?

– kuzeydeki şehri görüyor musunuz?

– gördük.

– onun ortasındaki gökdeleni görüyor musunuz?

– gördük.

– işte onun yüzüçüncü katındaki gençlerin kanını içtim.

hemen akabinde dursun fırlar. beş dakika sonra gelir. ağız burun kan içinde.

– nooldu?

– şu güneydeki ülkeyi görüyor musunuz?

– gördük.

– onun başkentindeki arenayı görüyor musunuz?

– gördük.

– işte o arenadaki bütün insanların kanını içtim.

temel fırlar. beş dakika…

on dakika… yarım saat sonra gelir.

ağız burun kan içinde.

– nooldu?

– şu önümüzdeki denizi görüyor musunuz?

– gördük.

– kıyısında bir fener var onu görüyor musunuz?

– gördük.

– hah. işte ben onu görmedim.

Aptal Köpek

Kasap dükkânına giren bir köpek, ağzındaki torbayı yere bırakmış ve kasabın karşısında oturarak beklemeye başlamış.

Köpeği görünce şaşıran kasap, dükkânda bulunan müşterilere bakarak sormuş:

– Bu da ne?

Müşterlerden birisi demiş ki:

– Et alacak herhalde.

Köpek hemen tasdik etmiş:

– Hav!..

Bunun üzerine kasap sormuş:

– Söyle bakalım; kıyma mı istiyorsun?

– Hav!..

– Peki ne kadar istiyorsun; bir kilo olsun mu?

– Hav!..

Etin parasının torbada olduğunu gören kasap, bir kilo kıyma çekip torbaya koymuş.

Torbayı ağzına alan köpek dükkânı terk etmiş.

Dükkânı yardımcısına bırakan meraklı kasap da köpeği takip etmeye başlamış.

Birkaç sokak ötede bir apartmana giren köpek, üçüncü kata çıkmış ve bir kapıyı pençesiyle tıklatmış.

Kapıyı açan bir adam, köpeğe bağırmaya başlamış:

– Ulan salak köpek!.. Sen hâlâ akıllanmayacak mısın?
Olayı şaşkınlıkla izleyen kasap, köpeğe bağıran adama çıkışmış:

– Dur bir dakika hemşerim, ne yapıyorsun? Gördüğüm en akıllı köpek o!.. Ona niye bağırıyorsun?

Kasabın bu sözü üzerine adam demiş ki:

– Ne akıllısı be!.. Bu aptal köpek dışarı çıkarken anahtarını yanına almayı unutuyor!..

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER