Furdim Oni

Furdim Oni

Furdim Oni

Benim karıya sulandı

Temel ile dursun okyanus üzerinde uçarlarken uçak arızalanır ve denize düşer.

Kazadan sadece bu ikisi kurtulur ve yüze yüze güç bela bir adaya çıkarlar. Kurtarma ekipleri de sadece bunların ikisinin kurtulduklarını uydulardan gözler.
Aradan bir yıl geçer. Bunlar adada kadınsızlıktan delirirler ve buna bir çare aramaya başlarlar.
Dursun: La Temel naapalum bileymisun?
Temel : Naapalum?
Dursun : Ormana gidelim iki tane kocaman gövdeli ağaç keselim, biri sana biri bana, sonra onlara pirer tane deluk delelim, onları karı gibi kullanalım.
Temel zaten dünden razı kabul eder.
Yaklaşık bir sene sonra kurtarma ekipleri adaya çıkarlar ve yalnızca temeli bulurlar.
–: biz sizin iki kişi olduğunuzu biliyoruz, diğeri nerede?
–: Furdim oni.
–: neden?
–: benim karıya sulandı

BONUS FIKRA
Laz Olmak

Temel birgün okuldan koşarak gelmiş
-Anne bugün öğretmen ikişerikişer yüze kadar saymamızı istedi.Sınıfta kimse sayamadı birtek ben saydım.Ben lazım ondan di mi?
-evet oğlum ondan
Ertesi gün:
-Anne bugün öğretmen yedi coğrafi bölgeyi saymanızı istedi.Sınıfta kimse bilemedi birtek ben bildim.Ben lazım ondan di mi?
-evet oğlum ondan
Ertesi gün:
-Anne bugün öğretmen maddenin kaç hali olduğunu sordu.Sınıfta kimse bilemedi birtek ben bildim.Ben lazım ondan di mi?
-evet oğlum ondan
Ertesi gün:
-Anne bugün okuda tuvalete gitim.Pisuvara işerken öteki çocuklarınkine baktım ufacık.Benimki kocaman.Ben lazım ondan di mi?
-HAYIR oğlum onlar 7 yaşında sen 25 yaşındasın da ondan.

Havayolları

İki farklı hava yolu yetkilisi uluslararası bir sempozyumda deneyimlerini paylaşırlar. 

Çay Hava Yolları yetkilisi, Fındık Hava Yolları yetkilisine;

– “Rize çıkışlı seferlerde yolcuya kısa film gösterisi sunmaya başlamıştık, bir kaç gün içerisinde vazgeçtik!”

– “Niçin?”

Hindinin marifeti

Bir gün nasreddin hoca pazara gider.

kalabalık bir grubun ortasında bir adamın papağan sattığını görür.

etraftaki kalabalık büyük bir heyecanla papağan satışını ve kızışan pazarlığı izlemektedir.

papağan çok yüksek bir fiyatla satılır ve satın alan kişi parayı ödeyerek sevinç içinde oradan ayrılır.

bu duruma çok şaşıran hoca, hemen evine gider ve kümesten bir hindi alarak pazar yerine geri gelir.

pazar yerinde hoca nasreddin’in elindeki hindiyi görenler sorar:

– hocam hayırdır, ne satıyorsun?

– görmez misin, hindimi satıyorum.

– kaç paraya satarsın?

hoca’nın söylediği fiyat, satılan papağanın fiyatının tam üç katıdır.

– hoca senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu? bu hindinin ne marifeti var ki, bu kadar pahalı dersin?

– siz küçük bir papağana bile yüksek fiyat önerdiniz, onun ne marifeti vardı?

– tamam, iyi de hoca, o papağan konuşuyor.

hoca hindiyi havaya kaldırır ve cevap verir.

– bu hindi de düşünüyor.

Maliyeciler

Tilki ormanda nefes nefese koşuyormuş. Karsısına çıkan kaplumbağa:

-’Tilki kardeş ne bu telaş?’

-’Ormana maliyeciler gelmiş’ demiş tilki.

‘şimdi bir bakarlar bende kürk, hanımda kürk, çocuklarda kürk, dünyanın vergisini yazarlar…. ‘

Bunu duyan kaplumbağa telaşla yürümeye başlamış.

Onu telaşlı gören leylek:

-’Hayrola kaplumbağa kardeş ne bu telaş?’ diye sormuş.

-’Maliyeciler ormanda’ demiş kaplumbağa.

‘Bende ev, hanımda ev, çocuklarda ev, yakalanırsak dünya vergi alırlar.’

Leylek de hemen uçuşa geçmiş. Ağaçların üzerinden maymun seslenmiş:

-’Leylek kardeş, ne iş? Bu ne acele?’

-’Vergi memurları herkese ceza yazıyormuş.

Bende yazlık, hanımda yazlık, çocuklarda yazlık, vergi borcundan batarız…’

Bunu duyan maymun bağırarak ağaçtan ağaca atlamaya başlamış.

Sonra biran durmuş.

Ulen demiş ben niye kaçıyorum ki…

Benim kıçım açık, hanımın kıçı açık, çocukların ki de açık 

Doğu Batı

Bir savaş gemisi karanlık ve sisli bir gecede yol alıyormuş.

Derken kaptan köşkündeki komutan tam karşıda ve uzakta üzerlerine doğru gelen bir ışık farketmiş.

Hemen karşı tarafa sinyal göndererek şu mesajı geçmiş:

“Derhal rotanızı 30 derece doğuya çeviriniz” Karşıdan anında cevap gelmiş:

-“Sen rotanı 30 derece batıya çevir!”

Komutan şaşırmış, biraz da sinirlenmiş, mesajı tekrarlamış:

-“Rotanı derhal 30 derece doğuya çevir, emrediyorum!”

Karşıdan cevap:

-“Asıl sen rotanı 30 derece batıya çevireceksin!”

Komutan öfkeden küplere binmiş, bir mesaj daha yollamış.

-“Ben 30 yıllık kaptanım, sana son kez emrediyorum, rotanı 30 derece batıya çevir!”

-“Sen 30 senelik kaptansan ben de 20 senelik denizciyim, sen rotanı 30 derece doğuya çevir.”

Komutan, o kadar sinirlenmiş ki, hemen mürettebata bütün topları ateşe hazır hale getirmelerini emretmiş ve son kez bir mesaj göndermiş:

-“Burası bir savaş gemisi, derhal rotanı 30 derece batıya çevirmezsen ateşe başlayacağız.”

-“Burası da bir deniz feneri..

Sen rotanı bir an önce 30 derece doğuya çevirmezsen birazdan kayalara çarpacaksın”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER