Fiyat

Fiyat

Fiyat

Fadime Temel’i alıp alışverişe götürür. Fadime o kadar çok eşya almıştırki Temel de beş kuruş kalmamıştır.
Fadime ye
– “Sen beş para etmezsun ama birsürü eşya alayirsun”
der.
Bunun üzerine fadime
– “Ya öylemi kanıtla o zaman”
der.
Temel yoldan bir taksi cevirir ve sorar
– “Uşağum beni burdan üsçüdara ne kadara cötürürsün”.
– “5 milyon abi”
– “Peki ya karumla peraber ne kadara cöturursun”
– “Farketmez”
cevabını aldıktan sonra Fadimeye dönerek
– “Yaa pen sana dememuşmuydum peş para etmessun diye”.

BONUS FIKRA

Eşek Meselesi

Küçük Ali, yaşlı bir çiftçiden 500 liraya eşek satın alır. Ama çiftçi eşeği sabah verecektir. Sabah yaşlı çiftçi Ali’ye;─ Oğlum eşek dün gece öldü, paranı da yedim bitirdim! der.

Küçük Ali çiftçiye;

─ Ben eşeği yine de istiyorum, der.

Yaşlı çiftçi;

─ Ölü eşeği ne yapacaksın? diye sorar.

Ali de;

─ Ölü olduğunu söylemeyeceğim, tombala düzenleyip satacağım, der.

Aradan bir ay geçer, yaşlı çiftçi Ali’ye rastlar, sorar;

─ Eşeği ne yaptın?

Ali;

─ Eşeği tombalaya koydum, 10 liradan 500 kişiye bilet sattım. 5000 lira kazandım! der.

Yaşlı çiftçi;

─ Peki, ölü olduğunu görünce kızmadılar mı?

Ali;

─ Yok yaa… Sadece kazanan şarladı, ona da 10 lirasını iade ettim sevindi! der.

Küçük Ali büyür, eşeklerin sırtından para kazanmaya devam eder…

Bu ülkede ne Ali’ler Veli’ler biter, ne ölü eşekler, ne de kolay yoldan para kazanmaya çalışıp bunlara parasını kaptıranlar

düşünüş biçimi

matematik ogretmeni ilkokul cocuklarina sormus :
– agacta 5 kus var. birini vurdum kac kaldi?
ahmet hemen cevap vermis:
-hic kalmaz. cünkü sesten hepsi ucar, demis.
ogretmeni bunun üzerine :
– olmaz oyle sey. burasi matematik dersi. 5 taneden biri vurulursa 4 tane kalir. ama dusunus bicimini begendim.

ahmet fena halde hirslanmis :
– ben de birsey sorabilir miyim ogretmenim?
– sor bakalim.
– uc kadin dondurma yiyor; biri isirarak, biri yalayarak, biri emerek yiyiyor. bunlardan hangisi evlidir?
ogretmen kizarip bozarmis. sonunda :
– bilemem, demis. emen mi?
ahmet cevabi yapistirmis:
-yoo, parmaginda alyansi olan. ama dusunus biciminizi begendim.

gömlek

kraliyet gemisi karayipler’de seyrederken bir korsan gemisinin geldiği görülmüş. hemen kaptana söylemişler durumu. kaptan hiç istifini bozmandan “kırmızı gömleğimi getirin” demiş. tayfalardan biri koşa koşa gitmiş, getirmiş gömleği. kaptan giymiş ve savaş başlamış. mürettebattan çok kayıp olmuş ama kraliyet gemisi kazanmış.

savaş bittikten sonra kaptan’a neden kırmızı gömleğini istediğini sormuşlar. kaptan “eğer yaralanır ve çok kan kaybedersem, beni o halde görüp moraliniz bozulmasın istedim.” demiş.

tabi bu ağır yenilgi korsanlara çok vurmuştur. günler sonra karayipler’deki bütün gemilerini toplayıp kraliyet gemisine saldırı düzenlemişler. yine gözcü bağırmış “ufukta 30 korsan gemisi var.” kaptan yine hiç istifini bozmamış ve “gidin ve bana kahverengi pantolonumu getirin” demiş.

Maymun

bir gün bir kadın yolda yüyürken bir petshopun camında “harika seks yapan maymun” yazısını görür.

içeri girer, maymunu alır. petshop sahibi maymunla birlikte bir de kullanma kılavuzu verir.

kadın eve gider, kılavuza bakar. kılavuzda “maymuna banyo yaptırın, sonra kendiniz banyo yapın, maymunu yatağa oturtun ve çıplak bir şekilde yüzüstü yatağa uzanın. maymun gerisini kendi halleder.”

kadın, yazanları yapar, yatağa uzanır ama maymunda tık yok, maymunu tekrar yıkar, yatağa uzanır, bunu birkaç kez tekrarlar ama yine maymun bir şey yapmaz.

kadın kılavuza tekrar bakar ve en altta “eğer maymun eyleme geçmiyorsa pet shop sahibini arayın” yazısını görüp arar.

on dakika sonra pet shop sahibi gelir, kadına yüz üstü uzanmasını söyler. sonra maymuna döner ve bağırır: “bak sana bunu son kez öğretiyorum!”

Sarışın

vantrologun biri bir barda gösteri yapıyormuş. kucağında kuklası, kuklanın ağzından habire aptal sarışın fıkraları anlatıyo ama nasıl yerin dibine sokuyo oyle böyle deil.

millet yıkılıyo felan ama arkada oturan sarışın bi kadın öfkeli gözlerle adamı kesiyo. en son dayanamıyor:

– pardon beyfendi bakar mısınız! yaptığınız terbiyesizliğin farkında mısınız!

bu anlattığınız aptal fıkralarının ne kadar önyargılı olduğunu, sosyal hayatta bizi ne kadar zor durumda bıraktığını biliyor musunuz???

adan utanmış bozarmış:

– valla hanımefendi, ben sadece…

sarışın fırlamış:

– beyfendi siz lütfen müdahale etmeyin! ben kucağınızdaki o terbiyesizle konuşuyorum!

sekiz numaralı kutu

tıp fakultesinden yeni mezun doktorun biri yeni bir muayenehane açarak iş hayatına atılmış. muayenahenenin kapısınada şöyle bir yazı yazmış…

“vizite ücreti 100 dolar. iyileştiremediğimiz hastaya 300 dolar iade ediyoruz.”

vizite pahalı ama, doktor gerçekten doktor. her gelen hasta iyileşip gidiyor ve doktorun ünüde her geçen gün artıyormuş derken bir gün yazıyı gören uyanığın biri şu doktoru marizleyip biraz para kazanayım diye kapıyı çalmış.

– doktor: buyrun efendim size nasıl yardımcı olabilirim?
– uyanık: doktor ağzımın tadı hiç yok. öyle kötüyüm ki, hiçbir şeyin tadını alamıyorum.
doktor… adama şöyle bir bakmış ve hemşireye seslenmiş: hemşire hanım bana sekiz numaralı kutuyu getir misiniz? hemşire adama uzatmış kutuyu, adam, bir kaşık içindekinden yemiş ve anında tükürmüş. “ama bu bok!”

doktor sakin, “evet! iyileştiniz. tad alabiliyorsunuz artık.” adam, parayı ödemiş sinirleri tepesinde gitmiş.

aradan birkaç ay geçmiş. bu uyanık büyük bir hırsla yeniden kapısına dayanmış doktorun.

– doktor: buyrun efendim neyiniz vardı?
– uyanık: ben de hafıza kaybı başladı doktor, herşeyi unutuyorum.

doktor, adama şöyle bir bakmış ve yine hemşireye dönerek, kızım, sekiz numaralı kutuyu getirir misin? demiş.
adam, hemen itiraz etmiş, “ama, o kutuda bok var!” doktor, doğru! bakın, hafızanız da yerine geldi.

adam, ağlamaklı, hırsla ödemiş parayı çıkmış dışarı. kurmuş da kurmuş intikam planlarını. birkaç ay sonra verdiği paraları almak için tekrar gelmiş.

– doktor: buyrun efendim bu sefer neyiniz var?
– uyanık: ben de iktidarsızlık başladı. durumum kötü, hiçbir şey yapamıyorum.

doktor adamı gözüyle şöyle bir inceleyip, hemşire hanım sekiz numaralı kutuyu getirir misin? diye seslenince, adam, tüm hırsıyla,”s.kecem, seni de sekiz numaralı kutunu da.” diye bağırmış..
doktor gayet sakin, geçmiş olsun! artık yapabiliyorsunuz.

Fotoğraf

adam ve kadın barda karşılaşırlar. aradaki sıcak etkileşim sonucu soluğu kadının evinde alırlar. ateşli bir sevişmeden sonra adam yatağın yanında duran fotoğrafı bakar. bu arada adamın kulağı ile meşgul olan kadına;

“hey baksana bu adam senin kocan mı?” diye sorar.

kadın “ı- ıh ” diye cevap verir kısaca ve adam ile uğraşmaya devam eder.

ama adamın kafasına takılmıştır bir kere.

“peki erkek arkadaşın mı?” diye sorar.

kadın yine kısaca “yo” diye cevap verir.

adamın merakı iyice artmıştır.

“o zaman baban yada erkek kardeşin olmalı” der.

kadın gülümseyerek “hayır,hayır değil” der.

adam dayanamaz ve “allah aşkına söyle o zaman kim bu adam” der.

kadın kafasını adama çevirir gözlerinin içine bakar ve gülümser; “2 yıl önceki fotoğrafım.” der.

Kıyak

neymar, barcelona’da arkadaşlarına kıyak geçmek istemiş.
“arkadaşlar, bu haftaki real madrid maçımız çok balık. siz dinlenin ben onları idare ederim” demiş .

arda da dahil olmak üzere, messi vs, neymar’ın bu jesti karşısında çok duygulanmışlar, teşekkür etmişler.

maç günü, neymar stada, arkadaşları ise barcelona’da bir bara, tapaslarla takılmaya gitmişler.

neyse efenim maç başlamış, ama bardaki barcelonalıların aklına 11. dakikada maç gelmiş ve barmenden tv’de maçın olduğu kanalı açmasını istemişler. barmen de şaşkın şaşkın kanalı açmış.

o da ne??
tv’de ekranda barcelona: 1 – 0: real madrid
gol: dakika 10 – neymar yazıyor.

“ulam aferim bizim çocuğa, hakkaten de sözünde duruyor, real madrid’i tek başına 1’e karşı 11 iyi idare ediyor” demişler. tekrar tapaslarına takılmaya devam etmişler.

kendilerini eğlenceye biraz fazla kaptırmış olacaklar ki, maç akıllarına tee 90. dakikada gelmiş. tekrar barmene maç kanalını açtırmışlar, ve fakat aman tanrım o da ne???

tv’de ekranda barcelona: 1 – 1: real madrid
gol: dakika 90 – ronaldo yazıyor.

“neyse bu da iyi sonuç, arkadaşımızın sayesinde dinlendik, tek başına koca takımla başetti, en azından yenilmedi” diyerekten stadın yolunu tutup neymar’ı tebrik etmeye gidelim demişler. soyunma odasında gördükleri neymar’da atmosfer şöyle:

-ortalık darma dağınık, – neymar başı önde, üzüntülü, kimseyle konuşmuyor

“koçum üzülme, tek başına mücadele ettin, yenilmedin, ayrıcana sayende mis gibi dinlenmiş olduk, bir sonraki maç hepimiz oynarız rakipleri darmadağan ederiz, hadi bize katıl” diye neymar’ın bu büyük başarısını onurlandırıp, onu da neşelendirmek istemişler. amma ve lakin neymar, üzüntülü üzüntülü şu yanıtı vermiş:

“ya gidin allaşkına; ne bir sonraki maçı… 12. dakikada kırmızı kart gördüm ben”…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER