Fitil tedavisi

Fitil tedavisi

Fitil tedavisi

Adamın biri büyük tuvaletini yapamıyormuş.

En sonunda doktora gitmeye karar vermiş

Doktor muayeneden sonra bir reçete yazıp hemen ilacı alıp doktorun yanına gelmesini istemiş

.Adam söyleneni yapmış.Doktor adamın arkasına geçip eğilmesini istemiş.

Adam eğilince doktor fitili adamın arkasından içeri göndermiş ve tuvalete gidip rahatlayabileceğini söylemiş

.Adam rahatladıktan sonra doktorun yanına gelip muayene ücreti olan 50 TL’yi ödedikten sonra evinin yolunu tutmuş.

Ancak 1 hafta sonra yine aynı şikayetle doktorun yolunu tutmuş.

Aynı tedavi ve 50 TL.Bu tedavi birkaç ay sürdükten sonra adamın canına tak etmiş ve karısına:

– Hanım ben ilacın adını biliyorum, eczaneden alayım sen arkadan yerleştir,boşu boşuna doktora onca parayı vermeyelim
demiş.
Karısı kabul etmiş.Adam eczaneye gidip fitili almış.

Eve gelip soyunmuş,karısı arkasına geçmiş,doktorun yaptıklarını karısına uygulatmaya başlamış:
– Hanım şimdi sağ elini sağ omzuma koy.
Kadın söyleneni yapmış.
– Şimdide sol elini sol omzuma koy.
Kadın yine söyleneni yapmış.

Adam bir an düşünmüş ve:
– Vay ***spu çocuğu vay!…

BONUS FIKRA

Öğretmen sınıfta ders anlatırken çocuklara sormuş:
-Anneniz sizi çarşıya yolladı, bir kilo patates iki kilo domates, bir paket tuz, yardım kilo da beyaz peynir al, dedi.

Patatesin, domatesin, tuzun peynirin fiyatlarını biliyorsunuz, daha önceki derste bu üniteyi işlemiştik.

Şimdi hesaplayın bakalım, bakkala ne kadar vermemiz gerekiyor?

Bütün talebeler oturmuş hesabını yapmış, toplamış, defterlerine bir güzel yazmışlar.

Ama çocuğun biri hiçbir şey yazmadan öyle oturuyormuş, öğretmen merak etmiş:
-Oğlum sen niye yazmıyorsun?
-Lüzum yok öğretmenim..
-O ne biçim laf! Ne demek lüzum yok! Çocuk gülümsemiş:
-Öğretmenim benim babam bakkaldır, biz böyle şeylere para vermeyiz.

Fotoğraf

adam ve kadın barda karşılaşırlar. aradaki sıcak etkileşim sonucu soluğu kadının evinde alırlar.

ateşli bir sevişmeden sonra adam yatağın yanında duran fotoğrafı bakar. bu arada adamın kulağı ile meşgul olan kadına;

“hey baksana bu adam senin kocan mı?” diye sorar.

kadın “ı- ıh ” diye cevap verir kısaca ve adam ile uğraşmaya devam eder.

ama adamın kafasına takılmıştır bir kere.

“peki erkek arkadaşın mı?” diye sorar.

kadın yine kısaca “yo” diye cevap verir.

adamın merakı iyice artmıştır.

“o zaman baban yada erkek kardeşin olmalı” der.

kadın gülümseyerek “hayır,hayır değil” der.

adam dayanamaz ve “allah aşkına söyle o zaman kim bu adam” der.

kadın kafasını adama çevirir gözlerinin içine bakar ve gülümser; “2 yıl önceki fotoğrafım.” der.

Kıyak

neymar, barcelona’da arkadaşlarına kıyak geçmek istemiş.
“arkadaşlar, bu haftaki real madrid maçımız çok balık. siz dinlenin ben onları idare ederim” demiş .

arda da dahil olmak üzere, messi vs, neymar’ın bu jesti karşısında çok duygulanmışlar, teşekkür etmişler.

maç günü, neymar stada, arkadaşları ise barcelona’da bir bara, tapaslarla takılmaya gitmişler.

neyse efenim maç başlamış, ama bardaki barcelonalıların aklına 11. dakikada maç gelmiş ve barmenden tv’de maçın olduğu kanalı açmasını istemişler.

barmen de şaşkın şaşkın kanalı açmış.

o da ne??
tv’de ekranda barcelona: 1 – 0: real madrid
gol: dakika 10 – neymar yazıyor.

“ulam aferim bizim çocuğa, hakkaten de sözünde duruyor, real madrid’i tek başına 1’e karşı 11 iyi idare ediyor” demişler. tekrar tapaslarına takılmaya devam etmişler.

kendilerini eğlenceye biraz fazla kaptırmış olacaklar ki, maç akıllarına tee 90. dakikada gelmiş.

tekrar barmene maç kanalını açtırmışlar, ve fakat aman tanrım o da ne???

tv’de ekranda barcelona: 1 – 1: real madrid
gol: dakika 90 – ronaldo yazıyor.

“neyse bu da iyi sonuç, arkadaşımızın sayesinde dinlendik, tek başına koca takımla başetti, en azından yenilmedi” diyerekten stadın yolunu tutup neymar’ı tebrik etmeye gidelim demişler. soyunma odasında gördükleri neymar’da atmosfer şöyle:

-ortalık darma dağınık, – neymar başı önde, üzüntülü, kimseyle konuşmuyor

“koçum üzülme, tek başına mücadele ettin, yenilmedin, ayrıcana sayende mis gibi dinlenmiş olduk, bir sonraki maç hepimiz oynarız rakipleri darmadağan ederiz, hadi bize katıl” diye neymar’ın bu büyük başarısını onurlandırıp, onu da neşelendirmek istemişler. amma ve lakin neymar, üzüntülü üzüntülü şu yanıtı vermiş:

“ya gidin allaşkına; ne bir sonraki maçı… 12. dakikada kırmızı kart gördüm ben”…

temel ile dursun amerika’yı keşfe çıkmış

kâşif temel ile dursun amerika’yı keşfe çıkmış ve içerilere doğru ilerlemekte, geceleri de kamp kurmaktadırlar.

bir sabah çadırdan dışarı çıkan dursun, hemen geri dönüp temel’e seslenir:

“kalk ula temel, kalk!” der,”dışarıda tuhaf adamlar var.”

fırlayıp dışarı çıkan temel dışarıdaki kızılderilileri görünce:

“ben şimdi hallederim” der ve içeriden sazını alarak geri döner.

atlarının üstündeki kızılderililere doğru sazını bir iki dımbırdatır ve korkan kızılderililer kaçar.

hayran kalan dursun: “ula temel, bravo” der “bir tek saz ile hallettin işi.

bunun anısına buranın adı bundan sonra ” teksaz ” olsun.”

devam ederler ilerlemeye ve bir kamp sabahı yine dursun

aceleyle temel’i kaldırır: “ula temel, bu sefer başkaları geldi.”

gelenlere bakan temel düşünür ve “akşam fasulye yemiştik,

ben şimdi hallederim onları” diyerek yeni misafirlerin karşısına geçip poposunu döner ve gürültüyle yellerinir.

sesten ürken atlar ve telaşa kapılan kızılderililer hemen kaçar.

dursun yine hayran hayran bakar:”ula temel, sana helal olsun.

senin gibi büyük bir laz, bir tek gaz ile bu işi de halletti.

bari buranın adı da bundan sonra ” laz vegaz ” olsun.”

başka bir sabah, başka bir yerde yine aynı telaş ile dursun temel’i kaldırır.

dışarı çıkan temel, teksaz’da gördüğü kızılderililerinin geldiğini görünce sevinir ve içeriden sazını alıp kendinden emin geri döner.

geçer karşılarına ve başlar çalmaya: “dımbır dımbır.” bu sefer hareket olmaz ve temel tekrar dener:

“dımbır dımbır. dımbır da dımbır.” kaçan olmaz.

en öndeki iki kızılderili birbirine bakar ve biri atından inip temel’in yanına gider.

temel’in elinden sazını aldığı gibi temel’in …..

dönüp atına atlar ve bütün kızılderiler çekip giderler.

temel acı içinde kaskatı iken dursun büyümüş gözleri ile

temel’in poposundaki saza bakarak konuşur:

“ula temel, büyük adamsın. bu sefer biraz zor oldu ama yine halletmeyi bildin.” der.

“bari buranın adı da bundan sonra ” arkansaz ” olsun.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER