Erken emeklilik

Erken emeklilik

Erken emeklilik

ABD ordusunda çok fazla general varmış ve bunları erken emekli etmek istiyorlarmış.
Cazip kılmak için demişler ki:” vücudunuzda iki nokta belirleyin, arası kaç santimse, o kadar bin dolar ekstra para vereceğiz”
Bi tane havacı general gelmiş demiş kafamın en üstünden ayak parmağıma kadar, ölçmüşler 180cm, 180 bin dolar almış emekliye ayrılmış
Bi tane karacı general gelmiş orta parmağının en üstüne bi nokta bi de ayak parmağına bi nokta koymuş, ölçülürken ellerini kaldırmış 2.5 metre çıkmış 250 bin dolar ikramiye almış ayrılmış
Sonra bi tane deniz piyadesi gelmiş demiş ki s***min ucundan t****klarımın arasındaki mesafeyi ölçün.
Sormuşlar emin misiniz falan çok para alamazsınız bu şekilde, adam, tabi eminim, demiş
Doktoru çağırmışlar ve generale pantolonunu indirmesini söylemişler
Doktor gördüğü manzara karşısında: “oha bu adamın taşşakları yok” demiş.
Generalcevap vermiş:” t****kları Vietnam’da bırakmıştım”.

BONUS FIKRA

Fıkra Gibi Dolmus Muhabbetleri

Pek dolu olmamasına rağmen minibüs hareket etmek üzereydi. Tam o anda kavga ettikleri her hallerinden belli olan iki arkadaş minibüse bindi. Birbirlerinin yüzüne bile bakmıyorlardı. Çocuklardan biri şoföre parayı uzattı:

– Abi bir öğrenci bir de Hayvan alır mısın?

Yolcu müsait bi yerde inmek ister ama dili sürçer:

– Şoför bey mübarek bi yerde inebilir miyim?

– Şu ilerdeki caminin önünde bırakayım teyze seni…

Oğlum bu Eminönü’nden geçer mi?

– Yok teyze biz Taksim’e çıkıyoruz.

– Hah tamam oğlum siz gidin ben gelmeyeceğim.

Yolcu:

– Abi Heykel’e çıkıyo mu?

Şoför:

-Yok abi, yanından geçiyo.

Arkadaki aksi teyze öndeki uzun saçlı delikanlıya seslenir:

– Kızım şurdan bir kişi uzatır mısın?

– Ben kız değilim!

– Amaaaan ne bileyim kız mısın dul musun, uzat işte.

– Mükemmel bir yerde inebilir miyim?

Yolcunun kafası karışık sanırım, kendisi de dolmuşdakilerle birlikte

güler söylediğine şoför kadını indirirken:

– Buyrun size layık değil ama!

Yolcu müsait bi yerde inmek ister ama dili sür çer:

– Müsait bi yerde iner misiniz?

Şoför:

– Niye sen mi kullancan? ? ?

Rumeli-Hisarüstü otobüsüyle Taksim’e doğru gidiyoruz. Adamın biri

Beşiktaş dolaylarında gayet aceleci bir tavırla:

– Kaptan orta kapıyı rica edebilir miyim?

Bizim şoför olaya hakim:

– Tabi abi ayıp ettin. Al götür senden kıymetli mi…

İstanbul’dayiz… Dolmuşa bindik, dolmuş doldu,tam kalkıcak, elemanın biri açtı kapıyı. İçerde tıkış tıkış oturmuşuz, önde 3 kişi arkada 4

… Eleman hala bir umut sordu:

– Kaptan, yer var mı?

Şoför de arkasını dönüp cevap verdi:

– Bilmiyorum, üst kata bi bak bakalım

Ev Telefonu

Ev telefonu hayli yüksek gelince, ev halkı toplanmış:

Baba:

“Yahu bu korkunç bir fatura. Ben bu telefonu asla kullanmıyorum, hep çalıştığım şirketteki telefonu kullanıyorum. Nasıl oluyor?”

Anne:

“Aynen ben de… Akşama kadar çalıştığım bankada elimin altında telefon. Ne yapayım bunu.”

Oğlan:

“Vallahi ben de Şirketimin bana verdiği cep telefonu ile bütün görüşmelerimi yapıyorum.”

Kız:

“E benim de şirket hattım var. Ev telefonunu hiç kullanmam ki.”

Herkes aniden evdeki hizmetçiye döner ve cevap arar gözle bakarlar.

Hizmetçi:

“Eee… Problem ne o zaman? Sanırım hepimiz iş telefonlarını kullanıyoruz”:)

Ne dedin sen?

Adamın biri gazete okurken gazetede bir haber ilgisini çeker. Mutfakta olan hanımına bağırır;

– Hanımm, hanımm gel bak gazetede ne yazıyor? Kadın işini yarım bırakır gelir;

–Ne oldu?

-Bak diyor ki kadınlar günde on dört bin cümle kuruyorlarmış, erkeklerde yedi bin. Gördün mü bilim bile sizin ne kadar geveze olduğunuzu kanıtlamış.. Kadın kocasına döner ,

-Tabi, sizin gibi beyinsizlere bir lafı iki kere anlatırsak, bir cümleyi iki kere kurmuş oluyoruz ..

Adam karısına döner ve şaşkın şaşkın

-Ne dedin sen?

Nasıl Öldün?

– Selam, benim adım Selma.

– Selam, benimki de Aysel. Sen nasıl öldün?

– Donarak öldüm…

– Ne kadar korkunç.

– Yok o kadar kötü değildi. Soğuktan titremem geçince ısınmaya başladım ve uyku bastı, sonunda huzur dolu bir ölüm oldu.

– Peki sen nasıl öldün?

– Ağır bir kalp krizi geçirdim.

Kocamın beni aldattığını sandım, onu iş üstünde yakalamak için eve erken geldim. Fakat evde tek başına televizyon seyreder halde buldum.

– Sonra ne oldu?

– Kesinlikle evde başka bir kadının olduğundan emindim. Bütün evi aramaya başladım. Yatakların altını, her yeri aradım fakat bulamadım. Ararken aşırı yorulmuşum, kalp krizi geçirdim ve öldüm.

– Ah be güzelim bir de derin dondurucuya baksaydın. Şu anda ikimiz de yaşıyor olacaktık!

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER