Eeee ne yapacağız şimdi

Eeee ne yapacağız şimdi

Eeee ne yapacağız şimdi

Adamın biri ölür, cenaze yıkanır tam imam tabuta yerleştitiken fıkra bu ya adamınki kalkar ve tabutun kapağını kapatamazlar. İmam adamın dul eşine sorar;
– ”Eeee ne yapacağız şimdi”.
kadın cevaplar;
– ”İmam efendi sağa doğru eğiver”.

imam yatırır ama adamınki tekrar tekrar yukarı bakar.. imam tekrar kadına döner;
– ”Kadın söyle ne yapalım, bu böyle gömülmez”.
– ”imam efendi bir de sola doğru eğiversen”.
İmam kadının dediğini yapar ama elini çekince tekrar dikelir adamın ki.
İmam;
– ”Kadın bu böyle olmaz ne yapalım” der.

– ”İmam efendi kes dötüne sok” der.
İmamda adamınkini keser ve merhumun dötüne sokar.

Sokunca merhumun gözünden yaş gelir bu nu gören kadın;
– ”Ahhhh herif, ahhhh gençliğinde sana acıtıyo derdim de inanmazdın bana”…

BONUS FIKRA

Boşanma davasında kadın, hakime talebini gerekçesi ile açıklamış:

“Sayın hakim, çocuğun bende kalmasını istiyorum.

Onu dokuz ay karnımda taşıdım.” Hakim kocaya sormuş:

“Karınızı duydunuz. Bir diyeceğiniz var mı?”

Adam “Var tabii” demiş ve anlatmış:

“Sayın hakim. Farzedelim ki canınız bir kutu soğuk kola istedi.

Makineye parayı attınız ve kola geldi.

Şimdi bu kola makinenin midir, yoksa parayı deliğe atanın mı?”

Hakim sekreterine dönmüş:

“Yaz kızım. çocuk babada kalacaktır…

Şapkacı

şapka satarak geçinen bir adamın yolu bir gün bir ormana düşmüş…

bir süre yürüdükten sıcaktan ve yorgunluktan bunalmış, bir ağacın altına oturmuş, şapkalarla dolu sepetini de yere koymuş ve uykuya dalmış.

birkaç saat sonra adam tuhaf sesler duyarak uyanmış. bakmış ki yanındaki sepet bomboş, şapkalar gitmiş.

bir de kafasını kaldırıp agaca bakmış ki, ağacın dallarında bir sürü maymun, her birinin kafasında adamın şapkaları… adam düşünmeye başlamış:

– “ben şimdi napıcam, şapkaları bu maymunlardan nasıl alıcam…?”

düşünceli bir şekilde kafasını kaşırken bi bakmış maymunlar da adamı taklidini yapıyolar, kafalarını kaşıyolar.

adam ellerini havaya kaldırmış , maymunlar da aynısını yapmışlar.

derken adam ne yapacağını bulmuş.

kendi başındaki şapkasını çıkartıp yere atmış, tabi maymunlar da kafalarındaki şapkaları hemen yere atmışlar.

adam böylece bütün şapkaları toplayıp sepetine koymuş.

aradan 50 yıl geçmiş. artık adamın bir torunu varmış. o da dedesi gibi şapka satıcısı olmuş.

günlerden bir gün onun da yolu aynı ormana düşmüş. hava yine çok sıcakmış ve genç adam bir ağacın altına oturmuş, şapkalarla dolu sepetini yanına koymuş ve uykuya dalmış.

bir saat sonra uyanmış bir de bakmış sepetin içinde şapkalar yok.

derken tuhaf sesler duymuş bir de kafasını kaldırmış ki ağacın üstünde bi sürü maymun, hepsinin kafasında birer şapka. adam düşünmüş:

– “dedem yıllar önce bana bir hikaye anlatmıştı. ne yapacağımı çok iyi biliyorum.”

adam kafasını kaşımaya başlamış, maymunlar da aynısını yapmışlar.

adam ellerini havaya kaldırmış, maymunlar da ellerini kaldırmış. ve adam gülümseyerek kendi başındaki şapkayı çıkarmış yere fırlatmış.

o anda maymunlardan biri ağaçtan inmiş, adamın yere attığı şapkayı kapmış, adama da bi tokat atmış ve:

– “sadece senin mi deden var lan!”

roger

roger agir sartlar altinda çalisan bir iscidir. bos zamanlarini hep bowling ve voleybol oynayarak gecirmektedir.karisi bu duruma uzulur ve bir hafta sonu onu striptiz klubune goturmeye karar verir.

o aksam beraberce klubun kapisina gelirler.

kapidaki bodyguard, ” hey roger ..seni görmek ne guzel!” der..

karisi: “daha once buraya gelmis miydin roger..?”

roger: hayir..hayir o adami bowlingten taniyorum…

içeri girerler ve bir masaya otururlar… garson gelir..

garson: iyi aksamlar roger…

her zamanki gibi cin tonik di mi?..

karisi: roger bana bak sen buraya daha önce geldin degil mi?

hafif hafif öfkelenmeye baslayan karisini sakinlestirmek zordur..

roger: ne alakasi var..voleyboldan tanirim onu bir iki tek içmisligimiz var ordan yani…

karisi pek tatmin olmamistir ama neyse..

derken striptizci hatunlardan biri masaya gelir..

stritipzci: selam roger…yine özel masa sovundan mi istersin..?

karisi hisimla yerinden kalkar ve klubu terk eder..

roger pesinden kosar.. kadin bir taksiye biner ve

taksi kalkmadan roger da biner…

kadin ofkeden patlayacakmis gibidir…ve korkunc sinirlidir..

sofor: bu geceki cok suratsizmis be roger..

central park

bir gün, adamin biri central park’ta gezinmektedir. bu sırada, pitbul cinsi bir köpeğin küçük bir kıza saldırdığını görür.

hemen kızın yardımına koşar, köpekle sıkı bir boğuşma yaşadıktan sonra köpeği öldürmeyi başarır ve böylece küçük kızın hayatını kurtarır.

bu olaya tanık olan bir polis adamın yanına gelir ve şöyle der:
-sen bir kahramansın! yarın bütün gazeteler ”cesur new yorklu küçük kızın hayatını kurtardı” diye yazacaklar!

adam, ” ben new yorklu değilim” deyince, polis şöyle yanıt verir:
– o halde ”cesur amerikalı, küçük kızın hayatını kurtardı” yazacaklar!

adam, ”ben amerikalı da değilim” deyince polis ” peki nesin o halde?” diye merakla sorar.

adam ”pakistanlıyım” diye yanıt verir.

ertesi gün gazetelerin manşetlerinde şöyle yazmaktadır:
” islamcı fanatik masum amerikan köpeğini öldürdü!”

Balıkçılar

4 arkadaş balığa çıkarlar,aralarında konuşurlar;

birinci balıkçı ” bugün balığa çıkabilmek için karıma 1 hafta içinde bütün evi boyayacağıma dair söz verdim” der.

ikinci balıkçı “o da birşey mi, ben bugün balığa çıkabilmek için karıma 1 hafta içinde bütün elektronik eşyaları yenileyeceğime dair söz verdim” der.

üçüncü balıkçı ” hadi canım ordan, onlarda ne var, bugün balığa çıkabilmek için karıma 1 hafta içinde yeni bir araba alacağıma dair söz verdim” der ve dördüncü balıkçıya döner.

dördüncü balıkçıdan ses yoktur.diğerleri sorarlar ” eee? sen ne söz verdin bugün balığa çıkabilmek için?”

“valla bi söz vermedim” der dördüncü balıkçı,”sabah 5:30 a kurdum saati,saat çalınca karıma “balık mı sex mi” diye sordum,cevabı kesin ve netti, “üstünü sıkı giyin, üşürsün””.

Ferrari & Ford

adamın birisi son model ferrari’sini yeni almış ve kullanmak için can atmaktadır. arabasına atladığı gibi kendini yollara bırakıverir.

biraz gezdikten sonra kırmızı ışıkta durur ve ani bir gürültü ile sarsılır. aceleyle arabadan inip birde bakar ki bir adet ford kamyon güzelim arabasına arkadan çarpmıştır.

dana ne oluyor demeye kalmadan kamyon’un sürücüsü aşağı atlayıp:

– abi, vallahi istemeden oldu. abi bakmam gereken 4 çocuk var. abiii ben bunu ödeyemem, abii allah rızası için yardım etttt, abiii senin gücün vardır sen yaptırırsın diye yalvarınca dayanamaz ve “tamam tamam, neyse o kadar çok değil. mala gelsin” der ve arabasına binip yoluna devam eder.

gene biraz gezdikten sonra gene bir kırmızı ışıkta durur ve fıkra bu ya gene bir gürültü ile sarsılır.

bir de bakar ki biraz önce arabasına çarpan kamyon gene çarpmıştır. sinirle arabadan iner ve söylenmeye başlar.

fakat kamyon sürücüsü son derece rahat bir tavırla kafasını camdan çıkarır ve samimi bir şekilde yabancı olmadığını belirtir.

– abii, benim ben.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER