Düğmeli olsun

Düğmeli olsun

Düğmeli olsun

Kadın kocasına bir pantolon alacakmış.Dükkana gidip isteğini söylemiş.Satıcı sormuş:
-Önü düğmeli mi olsun hanımefendi,fermuarlı mı?
Kadın telaşla konuşmuş:
-Sakın fermuarlı olmasın,fermuarlı bir ceketi var,durmadan gravatını sıkıştırıp duruyo. 

BONUS FIKRA

Temel bir gün haca gitmeye karar verir. Fadime’ye gelir “hakkini helal
et ben hacca gidiyorum” der.
Fadime de “bir sartla der benide götürürsen”.
Temel ikna edemez Fadimeyi:
– “tamam gel, o zaman annelerimizle helalleselim” der.
Temel’in annesine giderler
– “anne hakkini helal et biz hacca gidiyoruz” der annesi de:
– “bir sartla der benide götürsen”.
– Temel onuda ikna edemez “tamam” der.
Hep birlikte Fadime’nin annesine giderler.
– “hakkini helal et biz hacca gidiyoruz” der. Kayinvalide ayni sekilde
– “Bir sartla beni götürürsen” der.

Temel çaresiz üçünüde alip hacca gider.
Haccin gereklerini yerine getirler. dönecekleri gün herkes son ibadetlerini ve tövbelerini yapmak için odalara geçer. Temel odasina giderken annesinin tövbesini duyar.
“Allahım beni affet temelin babasini 4 kez aldattim”.
Temel inanmiyorum diyerek odasina dogru yürür. İkinci odada kayinvalidesinin tövbesini duyar
– “Allahım beni affet Fadimenin babasini 8 kez aldattim”.
Temel duyduklarina inanamaz. Son odada Fadime’nin töbesini duyar
– “Allahim beni affet Temel’i 1 kez aldattim”.
Temel büyük bir sok içerisinde odasina kapanir dizlerinin üstüne çökerek baslar tövbe etmeye:
– Allahim sen onlari bosver de esas beni affet senin huzuruna bu kadar *rospuyu getirdigim için

Beğenip Paylaşmayı Unutmayalım …!!!

BONUS FIKRA

Adam işten kovulduğunu öğrenince, insan kaynakları bölümü müdürüne gitmiş ve “Bu kadar uzun senedir bu şirkette çalışıyorum. En azından bana iyi bir referans mektubu vereceğinizi düşünüyorum” demiş.

İnsan kaynakları bölümünün müdürü, kendisinin de aynı fikirde olduğunu ve ertesi gün mektubun hazır olacağını, gelip almasını söylemiş.

Ertesi gün, adam ofise geldiğinde masasında referans mektubunu bulmuş. Mektup;

“Bu mektup bizde oniki senedir çalışan elemanımız için hazırlanmıştır. Bizden ayrıldığında çok memnunduk”.

Branda

bir mafya babası evli bir kadınla ilişki kurmuş. bir gece kocası yok diye kadının evine gitmeye karar vermiş ve adamlarına;

“ben içeri girdikten sonra hemen büyük bir branda ayarlayın ve pencerenin hemen altına dört ucundan gerin” demiş.

sonra da ne yapacaklarının talimatını vermiş:

“kadının kocası gelirse kapıyı bir kere çaldırın, ben aşağıya atlayacağım, yakalanıp karizmayı çizdirmeyelim… tamam mı?”

adamları,
“baş üstüne patron” demişler.

mafya babası kadının evine girmiş, tam yatağa uzandığı anda evin kapısı çalınca bizimki kendini tereddütsüz pencereden donla 4. kattan aşağı fırlatmış.

kadın üzerine alelacele bir şey alıp kapıyı açmış ki karşısında mafya babasının adamlarından biri…
“yenge” demiş adam mahcup bir şekilde başını öne eğerek,

“patrona söyle, branda bulamadık!”

Kadınlar

Kadın eşine sorar ben ölürsem ne kadar sürede evlenirsin.

Eşi, toprağın kuruduğu zaman der.

Ve kadın 2 sene sonra ölür.

Eşi her mezarına ziyarete geldiğinde toprağı ıslak görür ve üzgün geri döner.

Ve aylar sonra bir gün mezarlığa giderken kayınçosunu görür, ne yaptığını sorar. oda ablamın toprağını suladım oradan geliyorum kurumasın, ölmeden önce vasiyet etti der.

Adam gülerek; ah kadınlar.. kadınlar… öteki dünyadan bu dünyayı yönetirler…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER