Dövsen Dövülmez

Dövsen Dövülmez

Dövsen Dövülmez

Temel Dursun’a üniversite çagindaki kizini matematik dersi çalistirmasi için emanet eder.
Aradan 9 ay geçer.
Kizi karni burnunda eve döner.
Temel sinirle Dursun’un evine gider.

Ve Dursun’a bagirir:
“Ne yaptun kizuma?!”

Dursun cevap verir:
“Ne yapayum daa?!
Ders çalismiyordu.

Koskoca kiz, dövsen dövülmez, söyse sövülmez
tam si.. lecek yaştaydı bende …..”

BONUS FIKRA

1972 yılında Tulsa Lisesinden Joe Miller Kenya’da tatildeydi.

Ormanda gezerken tek ayağını kaldırmış duran bir boğa filine rastladı .

Fil canı yanıyor gibi görünüyordu.
Joe onun yanına dikkatlice yaklaştı.

Bir dizinin üstüne çöküp ayağına baktı.

Büyük bir parça odunun derince saplanmış olduğunu gördü.

Elinden geldiğince dikkatli ve nazikçe çakısını kullanarak odun parçasını çıkardı.

Fil sonra yavaşça ayağını yere basabildi.

Joe’ye dönüp dikkatlice bakmaya başlayan filden gözlerini ayırmayan Joe filin sardıracağını düşündü.

Fil hortumunu uzun uzun öttürdü ve yürüyüp gitti.

Joe bu olayı asla unutmadı.

30 yıl sonra Joe ailesi ile birlikte Tulsa Hayvanat bahçesine gitmişti.
Fil bölümüne geldiklerinde fillerden birisi dönüp Joe ve ailesinin yanına geldi.

Bu devasa fil Joe’ye baktı,ön ayağını kaldırdı ve tekrar yere indirdi.

Bu hareketi hep Joe’ye bakıp birkaç kez tekrarladı.

1972de olan olayı hatırlayan joe bu filin aynı fil olup olmadığını merak etmekten kendini alıkoyamadı.

Emin olmak istiyordu. bunun için cesaretini topladı, üstü açık alçak duvardan atladı ve filin yanına gitti.

Merakla fili gözlemlemeye koyuldu.

Fil hortumunu öttürdü, joe’nun bacağına doladı ve onu tutup havaya kaldırdıktan sonra korkuluklara hızlıca çarparak onu oracıkta öldürdü.

Demek ki aynı fil değilmiş.

8 Numaralı Kutu

Doktorun biri yeni bir muayenehane açmış.

Kapıya yazmış; “Vizite ücreti 100 TL İyileştiremediğimiz hastaya beş mislini geri veriyoruz”

Vizite pahalı ama, doktor gerçekten iyi doktor.

Her gelen hasta iyileşip gidiyor.”

Doktorun ünü her geçen gün artıyormuş.

Uyanığın biri doktora gidecek, iyileşmeyecek ve beş misli parayı geri alacak ya, kapıyı çalmış.

“Doktor! Ağzımın tadı hiç yok.

Öyle kötüyüm ki, hiçbir şeyin tadını alamıyorum.”

Doktor, adama şöyle bir bakmış, hemşireye seslenmiş:

“Hemşire Hanım! Sekiz numaralı kutuyu getirin.”
Hemşire, adama uzatmış kutuyu, adam, bir kaşık içindekinden yemiş ve anında tükürmüş.

“Ama bu b.k!”
Doktor, sakin:
“Evet! İyileştiniz. Tat alıyorsunuz artık.

“Adam, parayı ödemiş, sinirleri tepesinde; gitmiş.

Aradan birkaç ay geçmiş.

Büyük bir hırsla yeniden kapısına dayanmış doktorun.

“Doktor Bey, bende hafıza kaybı başladı.

Her şeyi unutuyorum!

“Doktor, adama şöyle bir bakmış yine, hemşireye dönmüş:

“Kızım, sekiz numaralı kutuyu getirir misin?” demiş.

Adam, hemen itiraz etmiş, “Ama, o kutuda b.k var!”

Doktor:
“Doğru! Bakın, hafızanız da yerine geldi!

“Adam, ağlamaklı, hırsla ödemiş parayı çıkmış dışarı.
Kurmuş da kurmuş intikam plânlarını.

Birkaç ay sonra:
“Doktor! Bende iktidarsızlık başladı.
Durumum kötü, hiçbir şey yapamıyorum.

“Doktor, adamı gözüyle şöyle bir inceleyip:

“Hemşire Hanım, sekiz numaralı kutuyu getirir misin?” diye seslenince adam, tüm hırsıyla:

“S…cem, seni de sekiz numaralı kutunu da!” diye bağırmış..
Doktor gayet sakin, “Geçmiş olsun! Bakın, artık yapabiliyorsunuz!”

Kadınlar

Kadın eşine sorar ben ölürsem ne kadar sürede evlenirsin.

Eşi, toprağın kuruduğu zaman der.

Ve kadın 2 sene sonra ölür.

Eşi her mezarına ziyarete geldiğinde toprağı ıslak görür ve üzgün geri döner.

Ve aylar sonra bir gün mezarlığa giderken kayınçosunu görür, ne yaptığını sorar.

oda ablamın toprağını suladım oradan geliyorum kurumasın, ölmeden önce vasiyet etti der.

Adam gülerek; ah kadınlar.. kadınlar… öteki dünyadan bu dünyayı yönetirler…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER