Doktora Tezi

Doktora Tezi

Doktora Tezi

Temel amerika seyahatinde, barda tek başına oturan bayana yaklaşarak yanına oturup oturamayacağını sorar. aldığı olumlu yanit üzerine muhabbet başlar.
“ne işle meşgulsünüz?” der.
“son zamanlarda doktora tezim olan, dünya insanlarının p…nisleriyle ilgili arastırma yapıyorum” der bayan. bizimki dumur olmuştur ama hiç bozuntuya vermeden:
“peki ne sonuç çıktı araştımanızdan?”
“araştırmalar sonucunda gordum ki, en uzun penisler italyanlarda, en kalin penisler ise iranlılarda oluyor” der bayan ve ekler:
“bu arada isminiz neydi”
temel hemen cevap verir:
“roberto rafsancani”

BONUS FIKRA

Eşeğe mi İnanıyorsun Bana mı?

Bir gün Nasreddin Hoca nın komşusuna eşek lazım olmuş. Hocadan istiyim demiş.ve hoca nın kapısını çalmış hoca kapıyı açmış.
-ne oldu ?demiş
komşusu
-eşeğini alabilirmiyim hocam ? demiş
hoca
-eşek evde değil. demiş
komşusu tam gideyim derken eşek anırmış
komşusu
-eşek hani evde değildi .demiş
hoca bu durur mu:
bana mı inanıyorsun yoksa eşeğe mi ? demiş

SAYGILAR

Adamın biri kavga ettiği birine eşşek demekten mahkemelik olmuş sonuçta küçük bir ceza almış tam duruşmanın sonunda hakime dönmüş

-Efendim gördük ki bir beyefendiye eşşek demek suç imiş pekala bir Eşşeğe beyefendi demek suç mudur? hakim cevap vermiş

– Hayır değildir. Davalı , davacıya dönmüş

– Saygılar beyefendi Saygılar!

EN SEVDİĞİ KURABİYE

Yaşlı adam ölüm döşeğindeydi… Artık son dakikalarını yaşıyordu… Hasta yatağında yatarken birden mutfaktan gelen kokuyu duydu, en
sevdiği çikolatalı kurabiyelerin kokusu…

Birden gözleri aralandı, kendini ayağa kalkacak kadar güçlü hissetti…Bu şaşılacak bir şeydi, ölmek üzere olan adamı ayağa kaldırmaya kurabiyelerin kokusu yetmişti…Duvara tutunarak merdivenlere kadar yürüdü…Basamakları ağır ağır inerken sanki mutfağa değil hayata yaklaşıyor gibi heyecanlıydı… Nihayet mutfak kapısına kadar geldi… İşte masanın üzerindeki tepside onlarca çikolatalı kurabiye, tam karşısında duruyordu…

Son gücüyle masaya yaklaştı, o kurabiyelerden bir tane ağzına atabilse sanki ömrüne ömür katılacaktı… Bir tane almak için elini uzattı… Ama birden karısı yetişti ve eline vurdu:

“-Çek elini bakayım… Onlar cenaze için…”

bijon

adamın birisinin, arabasının lastiği tam tımarhanenin önünde patlar.

adam arabayı kenara zor yanaştırır.

sonraki işlem malum…

kriko, stepne, bijon anahtarı ve tekeri söker.

ama söktüğü 4 adet bijon, yuvarlanıp yağmur mazgalına düşer.

mazgal açılır gibi değil, bijonlar görünmüyor bile.

adam bir sağına bakar, bir soluna bakar, çaresiz kaldırıma çöker.

olayı en başından beri tımarhanenin demir parmaklıklı penceresinden izleyen bir deli, seslenir;

– ula salak! sen ne yapıyorsun orda öyle?

– sorma birader,lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala düşürdüm.

– düşündüğün şeye bak! diğer lastiklerden birer tane bijon çıkar. hepsi 3 bijonlu olsun.

seni, lastikçiye kadar idare eder.

adam hemen denileni yapar.
ve akıl hastanesindeki deliye seslenir:

– senin ne işin var tımarhanede?

cevap müthiştir….

– biz burada delilikten yatıyoruz kardeşim, salaklıktan değil!

bak ne oldu şimdi

laz hep diyormuş ki çevresine “ben bak hastayım, ben hastayım, ben hastayım.” diyormuş, kimse dinlemiyormuş kendisini.

“ben hastayım, ben ölücem, bana bakın” filan.

sonra demiş “ben ölürsem mezar taşıma böyle yazın.” demiş, mezar taşına yazmışlar.

demiş “ben hastayım dedim dedim, bana inanmadınız, bak ne oldu şimdi.”

Eczacı

temel bi gün çok kabız olmuş bakmış geçmek bilmiyo dursunu da yanına alarak eczaneye gitmişler.

eczacı fitil verip yollamış. temel eve gelince fitilin nasıl kullanılacağını bi türlü anlayamamış.

dursuna eczacıya telefon açıp bunu nasıl kullanıcağını sormasını istemiş. dursun telefon açmış, ha bunu nasul kullanacaz uşaam demiş.

eczacı anüsten alcaksınız demiş. dursun bunu temele sölemiş, temel ula anüs de ne olayi tursun ara bidaha sor ayıp olcak ama yapıcak bişey yok demiş.

dursun bidaha aramış, uşağum demin aramıştım ama bu anüs ne anlayamaduk demiş. eczacı da makattan alıcaksın kardeşim demiş kapatmış.

temele olayı anlatmış, temel bu sefer de makat ne tursun yine anlamadım demiş. bidaha ara eczacıyı adam bize çok sinirlencek çok kızdırmadan sor demiş.

dursun bidaha açıp makatı sormuş. eczacı götüne sokucaksın götüne demiş kapatmış.

dursun bunu temele anlatınca temel de, ulaa çok kızdırmışsun adamı tursun olacağı buydu işte demiş.

Yemek

bir amerikali, bir italyan, bir de bizim karadenizli temel, hep birlikte bir insaatta calisiyormus.

hergun yemek torbalarini aciyorlar; amerikalininkinden hamburger, italyalininkinden spagetti, bizim temelinkinden de hamsi cikiyormus.

bir gun, iki gun derken bunlar dayanamamis,yarin da ayni yemekler cikarsa hep birlikte intihar edelim diyerek,karar almislar.ertesi gun torbalarini acmislar ki ne görsunler;

gene ayni yemekler.hep birlikte intihar etmisler.bunlarin hanimlari cenaze toreninde bir araya gelmis.amerikalının esi;

-“söyleseydi yemegi degistirirdim. intihar etmesine gerek yoktu” diyerek agliyormus. italyalinin esi de;

-“bu kadar basit bir konu icin intihar mi edilir. söylese degistirirdim” diyerek agliyormus. temelin karisi ise;

-“aaaah, aaahhh, hergun yemegini kendi hazirlardı…” diyerek agliyormuş

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER