Anasayfa /  Keyifli Haberler

Derinlik

Abone ol
Abone ol 02 Mart 2019 03:48

Derinlik

Bir Ingiliz, Alman ve Türk bir adaya tatile gitmisler.

Alman denize girmek istemis ancak su soguk mu sicak mi diye söylenirken İngiliz :

-“Ben aletimle suyun sicakligini ölçerim” demis ve aletini suya sokmus.

Biraz bekledikten sonra;

-“Su sicakligi 25 derece” demis.

Alman inanamamis ve o da aletini suya sokmus.

Hakikaten suyun sicakligi 25 derece civarindaymis.

-“Bir de Türk’ün fikrini alalim” diyerek Türk’e de ayni islemi yapmasini söylemisler.

Türk aletini suya sokmus ve beklemeye baslamis.

Epey sonra Ingiliz ve Alman merak edip sormuslar.

-“Sicaklik kaç derece?”

Türk cevap vermis:

-“Valla sicakligini bilmem ama derinligi iki metre”



BONUS FIKRA



Göl Derin mi?



Temel gölde balık avlamaktadır. Yanına jeepiyle yabancı bir adam yaklaşır ve Temel’e şöyle der:

– Ağabey su çok derin mi? der.

Temel cevap verir:

– Yok uşagum senin jeep geçer der.

Temel’lin sözü üzerine adam jeepi göle sürer ve sonra jeep batmadan adam kapıyı açar boğulmaktan güç bela kurtulur, sinirli bir şekilde Temel’in boğazına atlar:

– Hani geçebiliyordu ulan ölüyordum bee! der.

Temel:

– Ne bileyum ben, biraz öncesinde bir ördek geçiyordu, vallahi su boynuna celiyordu da.

Temel Fransa’ya Giderse

Temel Fransa’ya gezmeye gider. Bir hafta sonra Temel Trabzon’a döner Arkadaşları Temel’e:

– “Sen Fransızca bilmezdun Fransa’da çok zorlandin mi?” der. Temel bir hayli ciddi bir şekilde arkadaşlarına cevap verir:

– “Olur mu ben hiç zorlanmadum, asıl Fransizlar zorlandu.



Darı



adamın biri kendini darı zannediyormuş. ailesi ve yakın çevresi ne kadar darı olmadığını söylese de adamı inandıramıyorlarmış. en sonunda doktora götürmüşler. uzun bir tedavi sürecinden sonra adam darı olmadığını itiraf etmiş. doktor artık iyileştiğini düşünerek taburcu etmeye karar vermiş.

son bir kez daha doktor sormuş:

artık darı olmadığını kabul ediyor musun?

adam: darı değilim doktor bey ama kafama

takılan bir problem var

doktor: nedir?

adam: şimdi ben kendimin darı olmadığımı biliyorum

ama dışardaki tavuklarda biliyor mudur?



Temel’in Arkadaşı Niyazi’ye Mektubu



“Niyazicuğum. Hani benim küçük torun var ya. Geçen akşam, geturdi ödevini önüme koydi. Bi yandan da ağlayi. Zaten dertlerini hep pağa açar. dedi ki:”Habunlari anliyamadum. O yüzden da yapamadum. Yarın öğretmen beni dövecek dedecuğum.”

Pende dedum ki;Ağlama uşağum, punun içun öğretmen adam dövmez. Şimdi oni çözeruk.Ne mümkün Niyazi kardaşum.Bi tirenlan, bi otobos ayni istasyondan kalkmişlar.

Tiren otobostan üçte bir daha hizli gidiy. Otobos iki yerde onbeşer dakka istirahat vermiş. Tiren da bi yerde durmiş, 20 dakka su almiş. Otobos saatte 60 kilometro gidiymiş. Tiren 5 saat sonra gideceği yere varmiş. Otobos ise ne vakit sonra oraya olacakmiş.Uğraştum yapamadum. Uşak ağlay. Derken bubasi geldi. O da çözemedi.

Diyrum oğa ki:-“Ula damat, senun taniduğun tahsilli bi otobos şofori var ise oğa soralim, belki o bilebilur. Yahutta sabah olsun ben usaği şoforler cemiyetine götüreyum.

Onlar arasinda belki tirenle yariş etmiş bi şofor vardur da bize nasihat verur.”Ha, biz bi yandan da uşaga tireni tarif ediyruk. Tiren görmemiş ki. Ne anasi görmiş, ne bubasi. Ben da bi tek askerlukte Erzurum’dan Sivas’a gittiydum.

Neysa kardaşum, o gece çok kizdum. Diyeceksun ki niye? Uşak daha incir ağacindan duti ayiramay; mezgiti gosteriyrum, hamsi diy; efendum, yumurtanun fabrikada yapilduğuni sanay.

Biz gelduk araba yariştiriyruk. Yani efendi, otobos saatinda varsa ne olur, geç varsa ne olur? Gurbetten yolci mi bekliysun?

Eğer varacaği saat onemliysa, edersun yazihaneye bi telefon, derler sağa otobosun ineceği zamani. Bu kadarluk mesele içun sabiyi subyani niye telef edersun? Uşacuklarda şarki yok, türki yok, oyun yok; dayamiş matamatigi. Ayuptur ya!

İşte Niyazum hal böleyken böle. Yanaklarindan opdim gardaşum.”







Yorumlar