Derinlik 2 Metre

Derinlik 2 Metre

Derinlik 2 Metre

Kadının biri denizde yüzerken bikinisinin lastiği biraz gevşek olunca düşüyor.

Tabi ki kadın bunun farkında değil. Bir saat, iki saat falan yüzüyor.
Tam denizden çıkmaya karar veriyor ki bir de bakıyor bikinisinin altı düşmüş.

Ne yapacak nasıl denizden çıkacak bir turlu karar veremiyor.

Bir de bakıyor ki yanında bir tane tahta parçası.

Tamam bunu önüme alıp, elimle de arkamı kapatırsam, soyunma kabinine kadar gidebilirim, diye düşünüyor.

Tahtayı önüne alıp, elini de arkasına koyarak koşmaya başlıyor.

Ama bu arada plajda bulunan herkes kahkahadan kırılıyor.

Orada bulunan herkes gülmekten yerlere yatıyor.

Kadın tabi ki bu arada utançtan kıpkırmızı olarak soyunma kabinine geliyor.

“Ne oldu ben önümü ve arkamı kapattım ama herkes bu kadar güldü” diye düşünürken dikkatini tahtada yazan bir yazı çekiyor;
“Derinlik 2 metre, 18 yaşından küçükler giremez.!!”

BONUS FIKRA

PİJAMA

Birgün Temel dursun’a misfirliğe gitmiş ve aniden bastıran şiddetli yağmur Temel’i zor durumda bırakmış.

Dursun, Temel’e :

-“Temel ,sen bu yağmurda bir yere gidemezsun, pu gece pizde yatarsun.”

Temel:

-“Olur, bu gece burdayum” der ve Temel Dursun’nun olmadığı vakit ortadan kaybolur.

Aradan zaman geçer ve kapı çalınır.

Dursun bakar ki gelen Temel.

-“Ula Temel, nereye cittun.?”

-Eve pijamami almaya cittum da.

Boyalı Çocuk

yaşlı bir amca parkta bir banka çökmüş etrafı seyrediyormuş…

derken yanına saçları yeşil, kırmızı, turuncu, mavi, sarı renk boyalı bir delikanlı gelmiş…

adam çocuğa bakakalmış…

çocuk da küstah bir sesle:
– “ne var moruk, sen hayatında hiç çılgınca bir şey yapmadın mı”…

adam gülümsemiş:
-“yaptım.. bir seferinde çok sarhoştum ve bir papağanı becermiştim..  

şimdi de yoksa bu çocuk benim oğlum mu diye merak ediyorum…”

Bu Ayı

sihirli bir kurbağa ormanda yalnız yaşıyormuş.

bir gün gezmeye çıkmış ve önüne ilk çıkan bir ayı ve tavşana kıyak yapmak istemiş.

“3 şey dileyin benden ne dilerseniz” demiş.

ayı; “bu ormandaki tüm ayılar dişi olsun ve hepsi bana hasta olsun.” kurbağa, hemen yerine getirmiş isteği.
tavşan; “bir kaskım olsun” demiş.

onun isteği de hemen olmuş ama ayı içinden “manyak mı bu tavşan çuvalla para istesin istediği kadar kask alsın. deli bu ya” demiş.

ikinci istek olarak ayı yine; “yan ormandaki tüm ayılar dişi olsun ve hepsi beni arzulasın” demiş.

abra kadabra, o da tamam.
tavşan; “bana bi motosiklet verin” demiş ve isteği yine yerine gelmiş ama ayı iyice şaşırmış.

sıra gelmiş son isteklere,
ayı; “bu gezegendeki tüm ayılar dişi olsun ve hepsi benim yanımda olsun” demiş.

sihirli kurbağa bu isteği de hemen yerine getirmiş.
tavşan önce kaskı takmış, motora binmiş ve marşa basıp motosikleti çalıştırmış.
son isteğini söyleyip gaza basmış:
” bu ayı ibne olsun!”

hoşgeldin hanım efendiciğim

çok zengin bir kadın “recainin yeri” isimli bir petshopa gider.

girişteki papağan ;

– hoşgeldin or*spu, der….

kadın kızar ve papağanın sahibine:

– bu papağanı terbiye et yarın fiyatının 50 katı para verip satın alacağım der.

kadın gidince sahibi papağanı kafesten çıkarıp terbiye etmek için kafasını su dolu kovaya sokar çıkarır, sokar çıkarır..

– o kadın gelince ne söyliceksin? der papağana.

papağan :

– hoşgeldin or*spu.

adam papağanın kafasını tekrar suya sokar, bir iki derken papağan en sonun da terbiye olur. ertesi gün kadın gelir .

papağan :

- hoşgeldin hanım efendiciğim bu ne güzellik böyle.. der

kadın da :

– aferin sana der ve papağana sorar :

– peki ben evime bir adamla gelsem ne dersin peki?

papağan :

– hoş geldin hanım efendi ve beyefendi.

kadın:

– 2 adamla gelirsem?

papağan:

-hoş geldin hanım efendi ve beyefendiler.

kadın bu cevaplardan çok memnun olur ve tekrar sorar :

– 3 adamla gelirsem?

papağan bağırır :

– recaiiiiiiiiiii kovayı getirrrrrrr anam avradım olsun bu kadın or*spu…

Bundan Sonra

Yeni evlenen çiftimiz ilk gecenin sabahında ilk kahvaltılarını yapacaklardır.

Eşinin uyuyor olmasını fırsat bilen damat bey, gelin hanıma mükemmel bir kahvaltı hazırlamak için işe koyulur.

Sessizce yataktan kalkan damat, ilk olarak bahçenin en güzel köşesine masa ve sandalyeyi taşır.

Yeşillikler içerisinde harika bir masa hazırlamaya başlar.

Bal, süt, kaymak, reçel, çikolata, yumurta, tahin, pekmez, domates, salatalık derken müthiş kahvaltı hazırlıkları son bulmak üzeredir.

Neredeyse “Bir tek kuş sütü eksik” denecek cinsten bir kahvaltı olmuştur.

Son olarak bahçeden topladığı gülleri de masanın ortasına koyarak mışıl mışıl uyuyan karısının yanına gider.

Gayet kibar bir şekilde uyandırdığı karısını bahçeye davet eder.

Bütün olan bitenlerden habersiz olan gelin, elini yüzünü yıkayıp bahçeye çıkar.

Gördükleri karşısında ne diyeceğini şaşırır.

Mutluluk, şaşkınlık hepsi bir birine girmiş durumdadır.

Karısının sandalyesini çekip oturmasını sağlayan damat son adım olarak ta karısının çayını doldurur ve onu öperek şöyle der;

– “Bundan sonra sabah kahvaltılarını böyle istiyorum karıcığım”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER