Çocuk İşte Kusura bakmayın

Çocuk İşte Kusura bakmayın

Çocuk İşte Kusura bakmayın

Ögretmen çocuklara : -“Hayatta en güzel şey nedir?”
diye teker teker soruyormuş
Çocuklar hava, güneş, sevgi gibi cevaplar verirken sira bizim P.ç Ali’ye gelmiş.
Ali de kalkmış ve: -“A.cık”demis. Ögretmen ise felaket sinirlenerek:

-“Baban yarın mutlaka okula gelsin”
demiş. Ertesi gün Ali’nin babası okula gelmis.
Ögretmen olayı anlatmış. Babası da :

-“Çocuk işte hanımefendi. Siz onun kusuruna bakmayın, dötü bilmiyo ki”

BONUS FIKRA

Adam iş dönüşü karısı ile sohbete başlamış.

– Karıcığım, görüyorum ki benim bir fotoğrafımı sürekli olarak çantanda taşıyorsun. Niçin?

– Ne zaman bir sorunla karşılaşırsam, karşılaşayım, ne kadar büyük olursa olsun, senin fotoğrafını çantamdan çıkarıp baktığımda sorun ortadan kalkıyor.

Adam gülümseyerek; “Bak, ne kadar iyi birisi olduğumu görüyor musun?”

– Evet. Ne zaman çantamdan fotoğrafını çıkarıp bakarsam, kendi kendime; “Bundan daha büyük bir sorun olabilir mi?” diye soruyorum.

Hamile Kalamayan Koyun

Adamın birinin çok sevdiği bir koyunu varmış. Bu koyun hiç gebe kalamıyormuş.

Adam, komşu köyde birinin koçu olduğunu ve hangi koyunla çiftleşirse hamile bıraktığını duymuş.

Bunun üzerine koyununu el arabasına koymuş, çıkmışlar yola, köye vardıklarında selam verip adamın yanına yaklaşmış.

-Yahu gardaş senin koçun methini duydum koştum geldim. Hele bizim koyuna da bir çare.
-Aman gardaş lafımı olur. Amma 30 liranı alırım.
-Tamam.

Neyse çiftleşme gerçekleşiyor ve adam koyunu tekrar el arabasına koyup giderken koçun sahibine soruyor:
-Hamile kalıp kalmadığını nereden anlayacağız?
-Yarın sabah ahıra girince bak. Koyun eğer yatıyorsaaa hamiledir. Yok ayaktaysa hamile değildir.

Neyse sabah oluyor adam bir heyecanla ahıra koşuyor. Bakıyor ki koyun ayakta.
Ulan diyor yine tutmadı.
Karısı demiş ki bi daha götür.
Adamın ki de bir ümit koyunu tekrar el arabasına bindirip gitmiş.
Bu sefer 40 lira alıyor koç sahibi.
Ertesi sabah adam koşa koşa ahıra gidiyor ki bi de ne görsün koyun yine ayakta.
Adam iyice sinirleniyor. Neredeyse koyunu kesecek.
Karısı adamı sakinleştirip koyunu tekrar götürmesi için adamı ikna ediyor.
Adam koyunu götürüyor ama koç sahibi adam bu sefer 50 lira alıyor.

Adam daha da sinirleniyor söylene söylene eve geliyor.
Koyunu ahıra atıp gidiyor.

Sabah ise yatağına uzanmış umutsuz ve sinirli bi şekilde karısına:
-Hele git şu koyuna bak. Oturuyor mu ayakta mı.

kadın gidip bakıp geliyor ve diyor ki:

-Koyun ne oturmuş ne de ayakta bey. Arabaya binmiş seni bekliyor.

Hastane Mi Muayenehane Mi?

Şişman bir şahıs çok namlı bir doktorun özel muayehanesine gidiyor ve ona zayıflamak istediğini söylüyor.

Doktor, bir hafta kullanmak üzere isimsiz bir hap veriyor ona. İlacı ilk kullandığı gece, uyurken rüya görmeye başlıyor adam.

Bir saray içinde, etrafında onlarca cariye. Sabaha kadar bi onla, bi bunla sabah uyanınca kan ter içinde. Her gece aynı olay.

Bir haftanın sonunda bütün fazla kilolarını atmış.

Tığ gibi bir delikanlı olmuş. Günler sonra yolda şişman bir arkadaşına rastlıyor ve nasıl kilo verdiğini soruyor ona.

Arkadaşı anlatıyor. O da hemen doktorun çalıştığı hastaneye gidiyor ve ona da aynı tedavi.

İlk gece, arkadaşı rüyasında bir sarayda. Etrafında onlarca iri adam.

Bizim şişman önde onlarca adam peşinde. Başlıyor saray içinde bir koşuşturmaca.

Üçüncü gün sonunda adam zayıflıyor ama, duruma dayanamıyor ve telefon ediyor doktora; “Neden arkadaşımla benim rüyalarım farklı?” diye soruyor.

Doktor biraz düşündükten sonra adama soruyor:
– Siz hastaneye mi gelmiştiniz? Muayenehaneye mi?

Hocam bu çocuğu 5. sınıfa koyalım

Küçük Ali okula başlar başlamaz öğretmeni Aysel’e gidip yerinin birinci sınıf olmadığını 3. sınıfta olması gerektiğini söyler durur.

Hatta ablasının 3. sınıfta olduğunu kendisinin ondan daha akıllı olduğunu ve en az 3. sınıfta olması gerektiğini söyler.

Bu duruma dayanamayan Aysel öğretmen Ali’yi alıp okul müdürünün yanına götürür.

Durumu izah eder okul müdürü de imtihan edelim uygunsa geçirelim der.

Ali’ye bir kaç soru yöneltir: ”İki kere iki? “

Ali hemen “Dört” diye cevap verir.

“Sekiz kere dokuz?”

Ali “yetmiş iki” demiş.

“Kaç mevsim var?”

Ali “dört” demiş.

Sınıf öğretmeni Aysel’de birkaç soru sormak istemiş sonra:

– Ali ineklerde 4 tane bende 2 tane olan şey nedir? deyince Ali ayak diye cevaplamış.

– Peki senin pantolonunda olup benim pantolonumda olmayan şey nedir? deyince cep demiş Ali.

Bunun üzerine öğretmen müdüre dönüp “Hocam bu çocuğu 5. sınıfa koyalım. Çünkü ben son iki soruya doğru cevap veremedim o verdi” demiş.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER