Cenazeyi belediye kaldırsın

Cenazeyi belediye kaldırsın

Cenazeyi belediye kaldırsın

Alman, milyoner bir bayan genç ve yakışıklı avukatını çağırtır ve der ki:
-Artık 85 yaşına geldim.
Gidiciyim.
Gözüm toprağa bakıyo.
Bu dünyada artık misafirim.
Bu nedendirki sana vasiyetimi yazdırmak istiyorum.
Avukatıda:
-Tabikide efendim.
diyerek kağıda kaleme sarılır.
Kadın başlar saymaya…
-Benim bildiğin gibi kimsem yok.
Bu güne kadar her şeyle tek başıma savaştım,mücadele ettim ve çalışmaktan hobilere,ince işlere bile zamanım olmadı.
Kendimi bildim bileli iş hayatının içindeyim.
Benim 2 tane isteğim var.1.si
ikimizinde bildiği gibi servetim toplamda 100 milyon euro.
Ben öldüğümde bu servetin 99 milyonu ile ihtişamlı bir cenaze
yapılsın herkes bunu konuşsun istiyorum.
Avukat:
-Evet efendim anladım.
2. isteğiniz nedir.
Kadın:
-Dediğim gibi kendimi bildim bileli iş hayatının içindeyim.
Bu yüzde daha kimseyle birlikte olamadım.
Kalan mirasımıda benimle birlikte olana bırakacağım.
Avukatın gözleri açılır ve:
-Ben size bu konuda size yardım edebilirim.
der.
Avukat akşam eve gittiğinde karısı bi şeyler olduğunu anlar.

Kocasına ne olduğunu sorar.
Kocası dayanamaz anlatır.
Sonrada karısına utanarak:
-Karıcım bu aralar borç batağındayız biliyosun.
Hem bi kereden bişi olmaz.Şu 1 milyonu alsam.
der.
Karısı düşünür makul bulur.
Avukat soluğu kadının yanında alır.
Kadın yarın 10.00 da gel der.
Karısı :
Seni yarın ben bırakırım 10:30 da alırım.
der.
Sabah olur saat 10 da adam gider.
Kadınla doyasıya sevişirler.
Saat 10.30 olur.
Karısı gelir.
5 ,10 dk geçer.
Kadın biraz rötar yapabilir der saat 10.40 olur.Karısı kornaya basmaya başlar.
Avukat yarı çıplak bir şekilde çama çıkıp:
Sen yarın hatta öbür gün gel.
Kadın cenazeyi belediye kaldırsın dio….

BONUS FIKRA

Temel İstanbul’da birisini öldürmüştür.

Yapılan duruşmada yargıç sorar:

– Anlat bakalım, neden elini kana buladın?

Temel cevap verir:

– Samsun’dan açıldık, derken hava patladı, geri dönmek zorunda kaldık.

Ertesi gün tekrar Samsun’dan bindik vapura, açıldık denize, hava bozdu döndük Samsun’a….

Konuşma aynı şekilde üç dört defa tekrarlanır.

Yargıç bakar ki, açılıp dönmeler hiç bitmek bilmiyor. Kızar:

– Bırak Samsun’u … İstanbul’a gel İstanbul’a…

Temel:

– Yağma yok sayın yargıç İstanbul’a geleyim de asın beni değil mi?

Nasrettin Hoca ve Mum Işığı

Bir gün Nasreddin Hoca ve arkadaşları iddiaya tutuşmuşlar. Eğer Hoca karanlık ve soğuk bir gecede, sabaha kadar köy meydanında bekleyebilirse arkadaşları ona güzel bir ziyafet çekecekmiş. Şayet bunu beceremezse o, arkadaşlarına ziyafet çekecek. Kararlaştırılan gün Hoca meydanın ortasında, sabaha kadar tir, tir titreyerek beklemiş. Sonra yanına gelenlere :
– Tamam demiş. İddiayı kazandım.
– Ne oldu ne yaptın demişler.
– Bekledim sabaha kadar demiş.
– Hayır demişler. Sen uzaktaki bir mum ışığı ile ısınmışsın. İddiayı kaybettin!
Ziyafetimizi hazırla. Hoca çaresiz kabul etmiş. Ziyafet vakti kadikoy escort kocaman bir kazanın altına minicik bir mum koymuş. Güya yemek pişirecek.
– Ne yapıyorsun? demişler. Kıs, kıs gülerek cevap vermiş :
– Bu mum sıcağıyla size yemek pişireceğim arkadaşlar. Uzaktaki bir mum ışığıyla ben nasıl ısındıysam, bu kazandaki yemek de öyle pişecek!…

BONUS FIKRA

Adam bilgisayarında kullandığı yazıcısı tuhaf sesler çıkartarak sorun oluşturmaya başlayınca yakındaki bir teknik servisi aramış.

Telefona çıkan teknik servis elemanı müşteriye, “arıza olmadığını, seslerin yazıcı kirli olduğu için çıkabileceğini, yazıcını sadece temizlenmesi gerektiğini” söylemiş.

Ardından, yazıcı temizleme işi için saatlik ücretlerini belirterek, sizin bu kadar para vermenize gerek yok, yazıcının el kitabında nasıl temizleyebileceğinizi bulabilirsiniz demiş.

Bunu duyan kullanıcı, elemana; “Çok teşekkürler yardımcı olduğunuz için. Ancak bu tür fikirler vererek servis ücreti alamadığınızı patronunuz biliyor mu? Bu şekilde para kazanamazsınız”.

Eleman yanıtlamış; “Bu, bizim patronun fikri. Bir arıza geldiğinde önce müşteriye arızayı kendisinin nasıl giderebileceğine dair telefonda fikir veriyoruz. Bu şekilde alınacak servis ücreti ileride daha yüksek oluyor”.

Karım Kayıp

bir adam polisi aramış :

“karım alışverişe gitti. dönmedi. 8 saat oldu. ne olur onu bulun !” demiş.

görevli polis sormuş : “karınızı tarif eder misiniz ?”

adam anlamamış “nasıl yani ?”

polis : “boyu ne kadar ?”

adam : “ne bileyim, bazen yüksek topuk giyer beni geçer, evde yalınayak benden kısa.”

polis : “göz rengi ?

”adam : “bilemem, bazen yeşil bazen mavi lens takar, aslında galiba ela…”

polis: “saçı ne renk ?”

adam :“en zor soru. her hafta başka bir renk desem ?”

polis : “üzerine ne giymiştir ?”

adam : “hiç dikkat etmedim valla…”

polis : “peki arabayla mı gitmişti alışverişe ?” adam : “evet !!! siyah audi r8, süperşarj 3.5 litre v6 silindirli motor, 290 beygir. içi geyik derisi taba renginde, led farları var, sağ kapıda görünür görünmez hafif bir çizik var.”

polis : “tamam efendim, arabanızı bulacağız.!!.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER