Büyük İkramiye

Büyük İkramiye

Büyük İkramiye

Adamın biri bir bankaya girmiş ve bankadaki görevli kadına:
“.mına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırmak istiyorum” demiş. Kadın bir anda böyle bir laf beklemediği için şaşırmış ve afallamış…
– “Afedersiniz anlayamadım, tekrar eder misiniz?” demiş. Bunun üzerine adam:
“.mına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırmak istiyorum” demiş tekrar, kadın çok bozulmuş ve:
– “Aman beyfendi sözlerinize dikkat edin lütfen ve lütfen ne istediğinizi kibarca söyleyin” demiş. Neyse adamda hiçbir değişme yok, aynı lafı tekrar tekrar söylemiş. En sonunda bankodaki kadın dayanamamış ve
“Ben sizi müdürümün yanına götüreyim, derdinizi ona anlatın” demiş. Müdürün yanına gitmişler adam gene aynı şekilde müdüre isteğini iletmiş. Müdür:
– “Beyfendi elemanım son derece haklı, bu şekilde konuşursanız korkarım size yardımcı olamayacağım, lütfen bu şekilde konuşmanızın nedenini anlatır mısınız?” demiş.
Bunun üzerine adam
“Azına sıçtımın sayısal lotosunda en büyük ikramiye bana çıktı ve bunu .mına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırarak değerlendirmek istiyorum”demiş…
Bu lafı duyan müdür eliyle bankodaki bayanı işaret ederek:
– “Ve bu *rospu size yardımcı olmuyor ha…?”

BONUS FIKRA

Dün niçin işe gelmedin

Adamın biri uykusuzluktan şikayetçiymiş.

Ancak sabaha karşı uykuya dalabiliyor, bu nedenle de çalar saati duymayıp işe hep geç gidiyormuş.

Patronunun fena halde sinirlendiğini görünce, çareyi bir doktora başvurmakta bulmuş.

Doktorun verdiği hafif bir uyku ilcının etkisiyle o gece erken saatlerde uykuya dalmış ve sabahleyin de saatin çalmasından on dakika kadar önce uyanarak hazırlanmış.

O gün ilk kez büroya zamanında varmış ve kapıda patronuyla karşılaşmış… Hayatından son derece memnun;

“-Doktorun bana verdiği uyku ilacı bir harika… Bu sabah uyanmakta hiç zorluk çekmedim…”

-Çok iyi dostum… Peki dün niçin işe gelmediniz?

NEDEN ZAHMET ETTİNİZ

Tren hızla giderken alarm sesiyle “zınk” diye durdu. Bütün görevliler, yardım isteyen vagona koştular. İçeride yalnız bir kadın vardı. Gülümseyerek gelenlere baktı ve söylendi:

-Bir fincan kahve isteyecektim. Hepiniz birden neden zahmet ettiniz?

İmamların Turnuva Macerası

Rizeli imamlarla Trabzonlu imamlar turnuva düzenleyip ayda bir maç yaparlarmış.

Ama maçı hep Rizeli imamlar kazanırlarmış. Trabzonlular bir gün “bu böyle gitmez, buna bir çare bulalim, hepyeniliyoruz demişler.

Takim kaptanı olan Temel Hoca öyle bir teklifte bulunmuş.

Ula bizim Trabzonsporlu Hami’ye sari cübbeyi giydirelim, ”Bu da bizim Hami Hoca, merkez caminin imami, yeni tayin oldu” diye kandiririz demiş.

Bu teklifi kabul edilmiş ve ilk maçta Hamiyi de alıp Rizeye maça gitmişler.

Ama maçı yine 2-1 kaybetmişler.

Dönüşte takim kaptanı Temel Hocaya komşusu sormuş: Temel ne oldu maçın sonucu, kazanabildiniz mi?

Yok ya, Rizeliler bizi 2-1 yendiler.

Yapma ya, kim atti golleri?

Bizim golü Hami Hoca atti, onlarin golleri de Del Pierro Hoca ile, Roberto Carlos Hoca atti …

Kesin Dönüş

temel 20 senedir almanya’da yaşıyormuş.

bir gün göçmen bürosuna gidip , almanya’dan kesin dönüş yapacağını söylemiş .

göçmen bürosundaki almanlar temel’i tanıyorlar, seviyorlar.

sormuslar ; “niye dönüyorsun” diye. temel:

“homoseksüeller yüzünden” demiş.

bürodakiler şaşırmiş ;
“seni rahatsız filan ediyorlarsa hemen bir şikayette bulun, gereğini yapariz. buradan bu yüzden ayrılmana değmez ” demişler”

temel ; “beni rahatsız etmiyorlar” demiş.

bürodakiler yine şaşırmış; “peki neden gidiyorsun?”

temel cevaplamiş ;
“burada 20 yıl önce homoseksuellik yasaktı,
10 yil önce serbest oldu,
5 yıl önce de evlenmelerine izin verildi.
homoseksuellik mecbur olmadan dönmek istiyorum.

Kedi Sütü İç

Çocuk peltekmiş. Öğretmeni tahtaya kaldırmış ve tahtadaki “kedi sütü iç” yazısını okumasını istemiş.

Çocuk “tedi tütü it” demiş.

Öğretmen bağırmış ve doğru oku demiş.

Çocuk yine “tedi tütü it” demiş. Öğretmen acayip sinirlenmiş ve garibim çocuğu dövmüş. tekrar “doğru oku dedim sana şunu!” demiş.

Çocuğun artık canına tak etmiş ve demiş ki;

anatıni tittiminin tediti ittene tu tütü!!!

Acemi Avcılar

Dört kişilik acemi avcı grubu, tecrübeli avcı olan Temel’in önderliğinde ormanda ilerlemektedirler. Karşılarına küçük bir delik çıkar.

Temel: “Yatın yere, tavşan deliği!”

Bütün avcılar yere yatarlar. Gerçekten bir müddet sonra delikten tavşan çıkar. Avcılar hemen vururlar.
Tekrar yürümeye başlarlar. Bir süre sonra büyükçe bir delik çıkar karşılarına.

Temel: “Yatın yere, tilki deliği!”

Yatarlar. Biraz sonra tilki çıkar. Onu da vururlar. Tekrar yola düşerler. Bu defa daha büyük bir delik çıkar.

Temel: “Yatın yere, ayı ini!”

Yatarlar ve çıkan ayıyı vururlar. İyice keyiflenen avcılar yürümeye devam ederler. Kısa bir zaman sonra kocaman bir deliğin başında dururlar. Acemiler hep birden Temel’e bakar.

Temel: “Uşaklar ne çıkacağını ben de bilmiyorum. Ama yatın yere, ne çıkarsa bahtımıza! ”

Ertesi gün gazetelerde:

“Dört avcı tren altında can verdi…”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER