Bilmen gereken bişey var Muhittin

Bilmen gereken bişey var Muhittin

Bilmen gereken bişey var Muhittin

Yeni evli cift “ruya” gibi bir dugun yaptiktan sonra nihayet gerdek gecesindedir;
– Iyi ki dügünümüzü Belçika’da yapalim demissin Goncagül
– Güzel oldu, degil mi Muhittin?
– Evet canim, herkes disarda evleniyor, bizim neyimiz eksik?
– Beni kirmadigin için tesekkür ederim

.– Sen istersin de ben yapmam mi bitanem?

– Muhittin, sana geçmisimle ilgili bir sey anlatmak istiyorum.
– Once duvagini çözseydik Goncagülüm.
– Cözeriz, dur bi… Cok önemli bu…
– Ee, ama sirasi mi simdi? Neyse, anlat bari…
– Ben küçükken tecavüze ugradim.
– Cok üzüldüm bebegim. Ama su an kendini iyi hissediyorsan önemli degil.
– Simdi iyiyim de bunlari bilmen lazim.
– Yakinlarindan biri tarafindan mi?…

– Yok… Bi bakkal vardi bizim mahallede…
– Bakkal mi?
– Evet… Elma sekeri satiyordu, güzel çikolatalar filan.
– Eee?
– Iste, bi gün bana, Sedat depoya gelsene dedi.
– Sedat kim?

– Anlatacagim bi tanem, sakin ol bi…

BONUS FIKRA

İki sevgili bir ağacın gölgesinde otururlar.

Delikanlının tatlı sözleri arasında bir ara kız sevgilisinin kulağına fısıldar:

-Sevgilim sana apandist ameliyatı olduğum yeri göstereyim mi?

Delikanlının gözleri parlar. Heyecanla ;

-Göster canım göster.

Kız eliyle uzak bir yeri göstererek :

-Bak şu ilerde görünen hastane var ya, onun üçüncü katında…

Çarpışma

Bi kadınla bi adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken Çarpışırlar.

ikisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur.

Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp:

Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın…

Arabalarımız mahvoldu ama ikimizde hiçbir şey olmadı.

Bu belki de tanışıp‚ dost olup‚ hayatimizin sonuna kadar huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir” der.

Müthiş heyecanlanan adam: “Evet‚ galiba haklisin” diye cevap verir.

KADIN şaşkınlıkla :”Bak‚ arabam hurdaya döndü ama bir sise sarap sapasağlam.

Bu kesin bir işaret. Bu şarabi içip şansımızı kutlamalıyız”

derken‚ şarap şişesini adama uzatır. Adam şişeyi alır‚ açar ve yarısını içip kadına Verir.

Kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri uzatır.

Bunun üstüne adam sorar: “Sen içmeyecek misin ?”

Kadın cevap verir: “Hayır‚ ben polisi bekleyeceğim

Tiyatro

Adamın arabası çalınır.2 gün sonra araba geri gelir ve bir not vardır içinde ;

– “Özür Dilerim arabanızı çaldım ama karım doğum yapacaktı.

Yarın tiyatroya eşiniz ve sizin için 2 bilet aldım.

Hatamı telafi etmek için bende orda olacagım..”

Adam duygulanır‚eşiyle tiyatroya giderler‚ adam yoktur ama memnun eve dönerler…

Ev soyulmuştur ve duvarda bir not vardır…

– Abi Tiyatro Nasıldı ?

sen yenisin galiba

adamın biri bi kahveye girmiş. millet kahvede baya gülüyor eğleniyor filan.

napıyor lan bunlar demiş bakmış birisi ordan bağırıyor,

– 45!

herkes yerlerde

– 7!

ağlamışlar gülmekten.

– 51!

buna da gülmüşler baya.

adam merak etmiş sormuş,

– neye gülüyorsunuz böyle?

kahvenin eskilerinden biri sinan özen’in şu bakışını atarak;

“sen yenisin galiba” demiş. “biz bu kahvede sabah akşam fıkra anlatırız.

öyle çok fıkra anlatırız ki artık yorulmayalım diye fıkraları numaralandırdık.

misal 5. fıkra temel ingiliz alman uçaktalar filan..

herkes ezbere biliyor. biri 5! diyince hepimiz fıkrayı hatırlayıp gülüyoruz” demiş.

adam teşekkür etmiş,

sonra “7412” diye bağırmış

bağırmasıyla birlikte bütün kahve yerlere yapışmış.

sandalyeden düşenler mi dersin, gülmekten sıçanlar mı dersin, burnundan sümük gelenler mi dersin, millet paramparça, konuşacak halleri yok, gözleri yuvalarından çıkacak.

adam şaşırmış “niye buna bu kadar güldünüz” demiş

zar zor konuşanlardan birisi cevap vermiş

– bu fıkrayı daha önce hiç duymamıştık

temel fıkraları

temel dava açmış ve ilk duruşmada hakim sormuş ;

– nedir şikayetin ?

– hakim bey bu temel fıkraları var ya, benle fadime’yi ağızlarına dolamışlar bizi rezil ediyorlar.

hepsinden davacıyım.

kim fıkra diye bizi anlatıyorsa onlardan tazminat talebim olacak.

– senin adın temel mi ?

– evet temel

– iyi de binlerce temel var. o fıkraların seni kastettiğini nerden çıkartıyorsun?

– hakim bey, ben çok iyi biliyorum beni kastediyorlar.

( hakim karşısında duran temel’i iyice süzdükten sonra)

– bak ama o temel fıkralarının çoğu belden aşağı…

oysa sana bakıyorum çelimsiz ve yaşını almış bir temel’sin.

o fıkralar senden çok daha genç, güçlü kuvvetli ve çapkın bir temel için anlatılıyor.

seninle hiç ilgisi yok. bu dava düşer.

-hakim bey siz böyle takdir ediyorsanız mesele yok. demek ben değilmişim.

– evet sen olamazsın, başka temel’dir onlar… sana sıra gelene kadar…

– iyi hoş da hakim bey bu dava için köyden kalktım buralara kadar geldim, boş dönmeyeyim.

hiç değilse o güçlü kuvvetli temel’den sana bir fıkra anlatayım.

– anlat bakalım!

– bizim bu iri kıyım pazulu temel, hakim karılarına çok düşkünmüş.

– dur be, ne diyorsun sen??!!

– n’oldu hakim bey ?

– daha ne olacak, benim hakim olduğumu bile bile “temel, hakim karılarına meraklıymış” diyorsun.

ağzından çıkanı kulağın işitmiyor galiba.

– rica ederim hakim bey, temel fıkrası için karısı güzel binlerce hakim var…

seninkine sıra gelene kadar!

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER