Bereat beraat

Bereat beraat

Bereat beraat

Eski devirde adamın biri delikleri konuştururmuş.

Bu adam evlenmeye karar vermiş.

Aramış taramış nihayet uygun bir bayan bulmuşlar, o zaman resmi nikah olmadığından imam nikahını kıyıp gerdeğe girmişler.

Adam karısının elbiselerini çıkardıktan sonra karşısına geçmiş ve sormuş;
– ”ön delik hiç *arak gördünmü”.
hemen cevap gelmiş;
– ”oooo sayısını unuttum”.
Bunun üzerine adam üç defa;
– ”boşsun” demiş ve kadını boşamış.
1,2,3,4,5 derken adam altı kadını boşamış.

Eşi dostu araya araya köyün birinden garip bir kız bulmuşlar, adam nikahtan sonra gerdek gecesinde aynı işlemleri yapmış kadını soymuş yine aynı soruyu sormuş.
gelen cevap;
– ”bırak *arağı gün yüzü bile görmedim” demiş.
Bunun üzeine adam işini bitirmiş mutlu bir şekilde yaşamaya başlamış.

Gel zaman git zaman adamın boşadığı 6 kadın biraraya gelmişler, adamı mahkemeye verip nafaka almak için dava açmışlar.

Kadının huzuruna çıkmışlar;
– ”kadı efendi biz filanca adamdan davacıyız, bu adam bizi aldı boşadı” diye şikayette bulunmuşlar.
Kadı yanındaki görevlilerden adamın hemen bulunup getirilmesini istemiş, kasaba küçük bir yermiş, adamı hemen getirmişler.

Kadı adama sormuş;
– ”Sen bu kadınları alıp boşadınmı”.
adamda;
– ”Evet boşadım” deyince, kadı nedenini sormuş.
adam;
– ”bunların hepsi bozuktu” demiş.
Bunun üzerine kadı nereden biliyorsun” demiş,
adam;
– ”ben delikleri konuştururum” deyince,
kadı;
– ”hadi konuştur bakalım” demiş.
fakat kadınlar durumu bildikleri için;
– ”aman kadı efendi bu iş yarına kalsın” deyince kadı mahkemeyi ertesi güne ertelemiş.

Ertesi gün kadı efendi kürsüde yerini almış görevli kadınlar ile adamı kadının huzuruna getirmiş ve mahkeme başlamış.

Kadı adama;
– ”hadi delikleri konuştur bakalım” demiş.
bunun üzerine adam kadınların karşısına geçmiş;
– ”Ya ön delikler hiç *arak gördünüzmü” demiş.
Fakat kadınlar durumu bildikleri için hazırlıklı gelmişler, ön tarafları pamukla tıkalı olduğu için,
– ”Tııııısssssssss” diye ses çıkmış bunu duyan adam hemen;
– ”Ya arka delikler hiç *arak gördünüzmü” deyince, az önce kadınlardan çıkan sesi duyan kadı efendi sağ ayağını altına alıp topuğu ile deliğini tıkadığı gibi;
– ”beraat beraat” demiş.

BONUS FIKRA

Nasreddin Hoca’ya sormuşlar:
“Kimsin ? Hiç demiş Hoca, “hiç kimseyim.
”Dudak bükülüp önemsenmediğini görünce,sormuş Hoca:
“Sen kimsin ? ”“Mutasarrıf”ım demiş adam kabara kabara.
“Sonra ne olacaksın? ” diye sormuş Nasreddin Hoca.
“Herhalde vali olurum” diye cevaplamış adam…
“Daha sonra ?..” diye üstelemiş Hoca.
“Vezir” demiş adam.
“Daha daha sonra ne olacaksın ?
”“Bir ihtimal sadrazam olabilirim.
”“Peki ondan sonra ?
”Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp “Hiiiç.” Demiş
“Daha niye kabarıyorsun be adam, demiş Hoca..

Ben şimdiden, senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım:

‘hiçlik makamı’ında

Temel’in Arkadaşı Niyazi’ye Mektubu

“Niyazicuğum. Hani benim küçük torun var ya. Geçen akşam, geturdi ödevini önüme koydi.

Bi yandan da ağlayi. Zaten dertlerini hep pağa açar. dedi ki:

”Habunlari anliyamadum.

O yüzden da yapamadum.

Yarın öğretmen beni dövecek dedecuğum.”

Pende dedum ki;Ağlama uşağum, punun içun öğretmen adam dövmez.

Şimdi oni çözeruk.Ne mümkün Niyazi kardaşum.Bi tirenlan, bi otobos ayni istasyondan kalkmişlar

Tiren otobostan üçte bir daha hizli gidiy.

Otobos iki yerde onbeşer dakka istirahat vermiş.

Tiren da bi yerde durmiş, 20 dakka su almiş.

Otobos saatte 60 kilometro gidiymiş.

Tiren 5 saat sonra gideceği yere varmiş.

Otobos ise ne vakit sonra oraya olacakmiş.

Diyrum oğa ki:-“Ula damat, senun taniduğun tahsilli bi otobos şofori var ise oğa soralim, belki o bilebilur.

Yahutta sabah olsun ben usaği şoforler cemiyetine götüreyum.

Onlar arasinda belki tirenle yariş etmiş bi şofor vardur da bize nasihat verur.

”Ha, biz bi yandan da uşaga tireni tarif ediyruk.

Tiren görmemiş ki.

Ne anasi görmiş, ne bubasi.

Ben da bi tek askerlukte Erzurum’dan Sivas’a gittiydum.

Neysa kardaşum, o gece çok kizdum.

Diyeceksun ki niye?

Uşak daha incir ağacindan duti ayiramay;

mezgiti gosteriyrum, hamsi diy; efendum, yumurtanun fabrikada yapilduğuni sanay.

Biz gelduk araba yariştiriyruk.

Yani efendi, otobos saatinda varsa ne olur, geç varsa ne olur?

Gurbetten yolci mi bekliysun?

Eğer varacaği saat onemliysa, edersun yazihaneye bi telefon, derler sağa otobosun ineceği zamani.

Bu kadarluk mesele içun sabiyi subyani niye telef edersun?

Uşacuklarda şarki yok, türki yok, oyun yok; dayamiş matamatigi.

Ayuptur ya!

İşte Niyazum hal böleyken böle.

Yanaklarindan opdim gardaşum.”

Kıvır

amerika’da bir süpermarkette, müşteri yarım kivi satın almak istiyor.

tezgâhtar bunun mümkün olmadığını söylüyor.

kavga çıkıyor.

tezgahtar koşa koşa müdüre çıkıyor:

“efendim, hayvanın biri yarım kivi almak istiyor” der demez şöyle bir

arkasına dönünce ne görsün:

müşteri arkasından gelmiş, ensesinde duruyor…

tezgahtar hemen müşteriyi işaret ediyor:

“bu beyefendi de diğer yarısını almak istiyor, efendim…” diyor

müdür durumu anlıyor, adama yarım kiviyi mecburen verip gönderiyorlar.

müdür bir saat sonra tezgahtarı çağırtıyor:

– “tebrik ederim, çok zeki davrandın, iyi idare ettin. nerelisin sen?

– “brezilyalıyım efendim…”

– “amerika’ya niye geldin?”

– “brezilya cazip bir yer değil efendim, orada insanlar ya fahişe, yada futbolcu…”

müdür;

– “biliyor musun, benim karım da brezilyalı… ”

– “yaaaaaaaa öyle mi, yenge hangi takımda futbol oynuyor ?”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER