Beni Araya sıkıştır

Beni Araya sıkıştır

Beni Araya Sıkıştır

Bi gün temel bir minübüse durması için işaret etmiş adam elleri ile çok kalabalık demiş(bütün parmaklarını havaya kaldırmış ve birbirlerine yakınlaştırıp uzaklaştırıyormuş) temelde baş parmağını işaret ve orta parmağının arsına sokmuş adam kızmış ve aşağı inmiş.

-Sen ne kadar terbiyesiz adamsın demiş
Temel “asıl sen ne kadar terbiyesizsin bana böle böle yaptın”demiş adam “ben sana kalabalık”dedim demiş temelde “e bende beni araya sıkıştırısın diyorum”

BONUS FIKRA

Yönetici ve Mühendis

Büyük bir şirketin üst düzey yöneticilerinden biri, bir gün balonla dolaşmaya çıkar.

Aksilik bu ya, pusulasını aşağıya düşürür ve kaybolur.

İnmek için uygun bir yer ararken bir gökdelenin tepesinde sigara içen bir adam görür ve alçalır.

-“Pardon. Ben neredeyim acaba?” diye sorar.

– “Yerden 500 feet yükseklikte bir balonun içindesin” der adam. Yönetici sinirlenir:

-“Sen mühendissin değil mi?” diye sorar.

-“Evet.” der adam. “Nereden bildin?”

–“Çünkü başım belada ve sana bir soru soruyorum. Verdiğin cevap 100% doğru fakat hiç bir işime yaramıyor.”

-“Sen de yöneticisin değil mi?” diye sorar Adam.

-“Evet sen nereden bildin?” –Adam “Çünkü yerden 500 feet yükseklikte bir balonun içinde kaybolmuşsun.

Pusulan yok, berbat durumdasın. Fakat bu şimdi benim suçum oldu.”

Kum Torbası

amerika-meksika sınırında görevli bir polis motosikletinin arkasında kum torbası olan ve meksikaya geçmek isteyen birini görmüş;
ve bu motosikleti kullanan kişiden şüphelenmiş.

—ne var o kum torbasında?

—sadece kum var efendim..

—dök bakalım yerede bir bakayım!

adam torbayı indirmiş ve torbayı yere dökmüş..

görevli polis memuru bakmış evet aynen adamın dediği gibi sadece kum..
gel zaman git zaman bu motosikletli kişi sürekli amerika-meksika arası gidip geliyor ve kum torbası sürekli motosiklette ve her seferinde memur kontrol ediyor sonra bir şey bulamadığı için sinir oluyor ama yapacak bir şey yok…

günlerden bir gün bu memur emekliye ayrılıyor ve meksika da yaşamaya başlıyor ve bir gün bir cafe de otururken birde ne görsün, sürekli sınırdan motosikletinin arkasında kum torbası ile geçen o şahıs.. onu yanına buyur ediyor ve başlıyor konuşmaya

—yıllarca o sınırda görev yaptım sürekli gelip gittin motosikletle..

hep şüphe ettim o kum torbasından fakat bir şey bulamadım.

şimdi söyle bakalım ne kaçırıyordun sen o sınırdan?
adam hafif bir gülümseme ile cevap vermiş

—motosiklet

Yemek

bir amerikali, bir italyan, bir de bizim karadenizli temel, hep birlikte bir insaatta calisiyormus.

hergun yemek torbalarini aciyorlar; amerikalininkinden hamburger, italyalininkinden spagetti, bizim temelinkinden de hamsi cikiyormus.

bir gun, iki gun derken bunlar dayanamamis,yarin da ayni yemekler cikarsa hep birlikte intihar edelim diyerek,karar almislar.

ertesi gun torbalarini acmislar ki ne görsunler;

gene ayni yemekler.hep birlikte intihar etmisler.bunlarin hanimlari cenaze toreninde bir araya gelmis.

amerikalının esi;

-“söyleseydi yemegi degistirirdim. intihar etmesine gerek yoktu” diyerek agliyormus.

italyalinin esi de;

-“bu kadar basit bir konu icin intihar mi edilir. söylese degistirirdim” diyerek agliyormus.

temelin karisi ise;

-“aaaah, aaahhh, hergun yemegini kendi hazirlardı…” diyerek agliyormuş

Diyet

temel bir gün aşırı kilo aldığı için rahatsız olmaya başlamış.çevresindeki insanlar da bu durumu fark edince diyetisyene gitmesi için temel’i en sonunda ikna etmişler.

temel kem kim edip,en sonunda diyetisyene gitmeye karar vermiş.

diyetisyen temel’e program yazmış işte sabah bir kibrit kutusu büyüklüğünde yarım yağlı peynir,domates salatalık,bir tane haşlanmış yumurta,

2 tane tam buğday ekmeği falan filan bütün öğünlerde neler yemesi ve yememesi gerektiğini iyicene bir güzel kağıda yazmış ve en sonunda yaptığı programın yazılı olduğu kağıdı temel’e uzatmış.

temel kağıda baktıktan sonra,
-ula bunları yemekten önce mi yemekten sonra mı yiyecem, onu da yazsana.

Ceza

papa vatikan’dan cikip araba ile paris’e gitmek ister.

söförü makam arabasini hazirlar ve papa’yi paris’e götürmek üzere yola koyulur.

bi’ süre sonra papa söföre ‘yillardir araba sürmüyorum paris’e kadar ben kullanayim’ diyerek söförle yer degistirir.

fransa sinirini gectikten sonra papa radara yakalanir ve polisler araci cevirir.

polis memuru papa’yi arabanin icinde görünce ne yapacagini sasirir ve müdürünü arar.

memur: müdürüm, radara kim yakalanirsa yakalansin cezasini kesin demistiniz.
müdür: evet, kim olursa olsun cezayi kes.

memur: ama müdürüm..
müdür: kim olursa olsun cezayi kesin dedim. kim yakalandi milletvekili mi ?

memur: yok müdürüm.
müdür: olsun, basbakan bile olsa cezayi kesiceksiniz herkese esit davranmakla yükümlüyüz.

memur: yok müdür basbakan da degil.
müdür: olsun, cumhurbaskani bile olsa cezayi kes.

memur: degil müdürüm cumhurbaskani da degil.

müdür: kim lan o zaman bu?
memur: müdürüm kim oldugunu bilmiyorum ama söförü papa…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER