Bas parmağim hala fena halde zonkluyor

Bas parmağim hala fena halde zonkluyor

Bas parmağim hala fena halde zonkluyor

İki genc kadin golf oynuyorlar.
Sarisin olani topu dikmis..
Sopayi oyle bir savurmus ki..
Top havada kursun gibi ucmus, obur delikte golf oynayan bir erkege o hizla carpmis..
Kadinlar dehset icinde, erkegin iki elini bacaklarinin arasinda kelepceleyip iki buklum kaldigini gormusler.
Sarisi izin verin size yardim edeyim..
Ben bir fizik tedavi uzmaniyim ve eger izin verirseniz cektiginiz aciyi azaltabilecegimi biliyorum.”
“Yooo.. yooo.. gerek yok” diye inler gibi konusmus adam, elleri hala bacaklarinin arasinda kelepceli..
“Önemli degil.. birkac dakika icinde duzelirim merak etmeyin..”
Sarisin israr etmis.. oyle israr etmis ki adam “peki” demis sonunda..
Kadin cok yumusak hareketlerle adamin ellerini birbirinden ayirip iki yana sarkitmis once.
Sonra adami cimlere uzatmis.
Pantolonun kemerini gevsetmis.. elini iceri sokmus ve masaj yapmaya baslamis..
Biraz sonra sormus..
“Simdi nasil hissediyorsunuz kendinizi..”
“Harika” demis adam.. “harika hissediyorum..
Ama bas parmagim hala fena halde zonkluyor!..”

BONUS FIKRA

Gecenin bir yarısı lahmacuncu tam kapanırken Temel telefon açmış,

-Abi 100 tane lahmacun var mı?

-Yök efendim valla kalmadı…

-Tamam kolay gelsin iyi geceler.

Adam tam gidecek Temel bir daha aramış…

Bir,iki,üç,dört….Arka arkaya tekrarlanmış aynı diyalog…

En sonunda adam dayanamamış lahmacunları yapmaya karar vermiş.

100 tane lahmacunu hazırlamış ve telefonun çalmasını beklemiş.

Kısa bir süre sonra telefon çalmış,arayan yine Temel.

-Abi 100 tane lahmacun var mı?

-Var efendim.

-Abi ayıptır sorması,bu saatte o kadar lahmacunu kime satacaksın?…

-??!!…

Toprak

yaşlı bir adam varmış. bahçesine bir şeyler ekmek istemiş.

ancak toprak çok sert olduğundan, toprağı kazamamış.

hapisteki oğluna mektubunda da bundan bahsetmiş.

“sevgili oğlum, bu yıl patates ekmek istedim ancak toprak çok sertti kazamadım.

eskiden sen ne güzel kazardın bu toprağı”, demiş.

bir kaç hafta sonra polisler gelmiş tüm bahçeyi kazmışlar.
bir şey bulamayıp geri dönmüşler. olaydan bir kaç gün sonra oğlundan mektup gelmiş.

“babacığım sakın kazma bahçeyi ben cesedi oraya gömdüm.”

sonra bir mektup daha gelmiş. “sevgili babacığım, şimdi git ve patatesleri ek. buradan yapabileceğim en iyi şey bu.”

mongolian vd

amerikalı tatil için çine gitmiş. çindeyken azıtmış ve k*ndom kullanmadan ilişkilere girmiş.

amerikaya dönüşünden 1 hafta sonra, uyandığında p*nisinde açık yeşil ve mor noktalar görmüş. korkmuş ve direk doktora görünmüş.

doktor daha önce böyle birşey görmediğini söylemiş ve testler yapıp 2 gün sonra döneceğini söylemiş.

2 gün sonra adam doktorun yanına gitmiş. doktor “sana kötü haberim var. mongolian vd. hastalığı kapmışsın.

çok nadir görünen ve neredeyse kimsenin duymadığı bir hastalık. bizde bu hastalık hakkında çok az şey biliyoruz” demiş.

adamın kafası karışmış ve “o zaman iğne falan yap ya da iyileştirecek birşeyler ver doktor” demiş.

doktor “üzgünüm ama bilinen bir tedavi yok. p*nisini kesmek zorundayız”

adam dehşete kapılarak bağırmış “kesinlikle hayır! buna izin veremem! ikinci bir yolu olmalı!”

doktor “peki bu senin seçimin. gidebilirsin fakat kesmemiz tek seçenek.”

adam sonraki gün bir çinli doktor aramış ve bulmuş.

çinli doktorun hastalık hakkında daha fazla bilgisi olduğunu öğrenmiş.

çinli doktor p*nise bakmış ve “aaa evet bu mongolian vd. çok nadiiii gövülen bi hastalik”

adam “he he biliyorum fakat bunun için ne yapabiliriz? amerikalı doktor tek yolun p*nisimi kesmek olduğunu söylüyor.”

çinli doktor kafasını sallamış ve gülmüş “aptall amevikalı dokto, hep ameliyat etmek isteeeler fazla pağa kazanmak için. ameliyata geğek yok”

“oh çok şükür” demiş adam.

“evet” demiş çinli doktor. “koğkma sen. iki hafta daha bekle… zaten kendiliğinden düşücektiğ!”

Pazar Yeri

bizim temel otobusle pazar yerine dalip 8 kisinin olumune, 18 kisinin yaralanmasina sebep olunca tutuklanmis tabi.
karakolda nasil oldu anlat demisler.

frenlerum patladu usagum. ya otobus duraguna ya da ha bu pazar yerune dalacaktum.

baktum otobus duragunda tek basina bi usak beklemekte, daha az can kaybi olsun diye otobus duraguna dalayum dedim. demiş.
polisler sormus: ama kardesim sen otobus duragina degil pazar yerine dalmissin.

temel cevaplamis:

her sey o usagun geldigimi gorup pazar yerine dogru kosmasiyla basladu, sonrasini hatirlamiyrum.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER