Babayı kurtardım

Babayı kurtardım

Babayı kurtardım

Yeni mezun bir doğum doktoru, kasabada muayenehane açmış.

Birkaç gün sonra biri gelmiş, onu doğuma çağırmış.

Ertesi gün eve dönen doktoru, karısı merakla karşılamış:
– Nasıl oldu?
– Ah sorma, iyi değil. Çocuk ters geliyordu.

Forsepsle almak zorunda kaldım.

Fakat bir türlü çıkmadı, parçalandı.

Bir saat sonra da annesi öldü.
– Vah vah, zavallı baba kimbilir ne kadar perişandır?
– O da öldü.
– Anlayamadım, nasıl o da öldü?
– Forsepse dayanmış, bütün gücümle çekiyordum.

Çocuğun bacağı kopunca bütün ağırlığımla arkaya düştüm.

Adamcağız arkada duruyormuş.

Başı duvara çarptı, beyin kanamasından öldü.
Bir hafta sonra doktoru yine doğuma çağırmışlar.

Geç saatte yorgun argın dönünce, karısı sormuş:
– Doğum nasıl oldu?
Doktor sevinçle cevap vermiş:
– Gelişme var karıcığım.

Bugün babayı kurtardım!..

BONUS FIKRA

Ünlü bir kalp doktorunun arabası bozulur ve arabasını tamire götür.

Tamirci arabasının kaputunu açar ve doktora dönerek Size bir şey soracağım der ve;

Ekler “Neredeyse ben ve siz aynı işleri yapıyoruz.
Mesela ben şimdi itina ile kaputu açacağım bir bakışta problemin nerede olduğunu anlayacağım,

kapakçıkları temizleyeceğim, gerekirse kabloları,motor yağını değiştireceğim,

hatta çok gerekli ise motoru çıkarıp yerine yenisini takacağım !

Söylesenize nasıl oluyor da siz milyon dolarlar kazanıyorsunuz ama ben meteliğe kurşun atıyorum..?

Bunun üzerine doktor tamircinin kulağına eğilir ve der ki;

“Bunların hepsini motor çalışıyorken yapmayı denesene..!”

Branda

bir mafya babası evli bir kadınla ilişki kurmuş.

bir gece kocası yok diye kadının evine gitmeye karar vermiş ve adamlarına;

“ben içeri girdikten sonra hemen büyük bir branda ayarlayın ve pencerenin hemen altına dört ucundan gerin” demiş.

sonra da ne yapacaklarının talimatını vermiş:

“kadının kocası gelirse kapıyı bir kere çaldırın,

ben aşağıya atlayacağım, yakalanıp karizmayı çizdirmeyelim… tamam mı?”

adamları,
“baş üstüne patron” demişler.

mafya babası kadının evine girmiş, tam yatağa uzandığı anda evin kapısı çalınca bizimki kendini tereddütsüz pencereden donla 4. kattan aşağı fırlatmış.

kadın üzerine alelacele bir şey alıp kapıyı açmış ki karşısında mafya babasının adamlarından biri…

“yenge” demiş adam mahcup bir şekilde başını öne eğerek,

“patrona söyle, branda bulamadık!”

Kadınlar

Kadın eşine sorar ben ölürsem ne kadar sürede evlenirsin.

Eşi, toprağın kuruduğu zaman der.

Ve kadın 2 sene sonra ölür.

Eşi her mezarına ziyarete geldiğinde toprağı ıslak görür ve üzgün geri döner.

Ve aylar sonra bir gün mezarlığa giderken kayınçosunu görür, ne yaptığını sorar.

oda ablamın toprağını suladım oradan geliyorum kurumasın, ölmeden önce vasiyet etti der.

Adam gülerek; ah kadınlar.. kadınlar… öteki dünyadan bu dünyayı yönetirler…

Mazi

kadin gece yarisi uyandiginda kocasinin yatakta olmadigini gorur.

kalkip mutfaga gittiginde kocasini yasli gozlerle kahve icerken bulur.

“ne oldu, neyin var” diye sorar.

adam: “40 yil onceki ciktigimiz gunleri hatirliyormusun?”

kadin cok duygulanir.

demekki kocasi 40 yil onceki yillarini hatirlayip, uyuyamamistir.

“evet” der duygulu bir sesle.

adam: “daha liseyi yeni bitirmistik ve sen 18’ine girmek uzere idin.”

“evet” der kadin o gunleri hatirlayarak.

“bir gun annen evde yoktu ben size gelmistim. hatirliyormusun?”

“evet ” ! der kadin gulumseyerek.

adam: “annen eve erken gelmisti ve bizi yakalamisti, hatirliyormusun?”

kadin “evet” der buyuk bir sevgi ile. kocasinin her detayi hatirlamasindan memnun ve mutlu.

adam: “annen odasina gitmis bir silah ile gelip silahi basima dayamis ve ya kizimla evlenirsin yada seni 40 yil hapse gonderirim, daha 18’ine bile basmadi” demisti. hatirliyormusun?”

“evet” der kadin gulumseyerek.

adam gozlerindeki yaslari siler ve buyuk bir ic ceker:

“bugun hapisten cikiyor olacaktim”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER