Aşk nasıl bir şey

Aşk nasıl bir şey

Aşk nasıl bir şey

Genç kız annesine sorar:
-“Anne aşk nasıl bir şey?”
-“Aşk mı?”

-“Şey… Aşk şöyle bir şeydir kızım…”
-“Hani mesela çok zengin ve yakışıklı bir adama rastlarsın,arkadaş olursun,seni Venedik’e götürür,

Avrupa’yı gezdirir,dönüşte sana güzel mücevherler alır,

bir otomobil hediye eder, mutluluktan uçarsın,işte aşk böyle bir şeydir kızım…”
-“Ama anne,peki o heyecanlar,güzel duygular,kalbin küt küt çarpması,ilk buluşma,ilk öpücük…Bunlar yok mu?”
-“Ha onlar mı?Kızım onlar meteliksiz solcuların uydurduğu şeylerdir,aldırma…”

BONUS FIKRA

İstanbul’da üniversitede okuyan genç kız Ankara’daki babasına telefon etmiş;

– ”Baba, merhaba Ben Lale”.

– ”Ooooo Güzel kızım benim. N’abersin bakalim?”.

– ”Hiç sorma babacığım. Hiç keyfim yok valla”.

– ”Hayırdır? Bi sorun’mu var?”.

Kız ağlamaya başlar babası ise üzüntü ve meraktan kafayı yemektedir;

– ”N’ooldu kızım? anlatsana”.

– ”Murat evi terketti. Boşanmak istiyormuş”.

– ”Ne evi lan? Ne boşanması? Sen ne zaman evlendin’de bosaniyorsun”.

– ”Hani senin hiç hoşlanmadığın esrarkeş çocuk vardı’ya ben onunla evlendim”.

– ”iyi halt ettin, zilli neyse, artık yapacak bi şey yok. Versin mahkemeye, hemen boşanın”.

– ”Boşanalım ama benden 10 milyar istiyor.

Eğer vermezsem, iyi zamanlarımızda çektiği çıplak fotoğraflarımı internetten herkese yollayacakmış”.

– ”Püüh. Rezil… Çıplak fotoğraf çektirdin, öyle mi?”.

– ”Ama babacığım O benim kocamdı.

Ne biliyim böyle bir puştluk yapacağını”.

– ”Peki Olan olmuş artık. Yarın havale ederim parayı ögleden sonra

Bankaya gidip çekersin sonra da alıp yakarsın o kahrolası fotografları”.

– ”Sağol baba Eeee şey bi’de kürtaj için 2 milyara ihtiyacım var”.

Adam artık iyice fenalaşır.

Boğuk bir sesle konuşur;

– ”Kürtaj’mı? Bi’de hamile’mi kaldın o çocuktan sen?”.

– ”Aslında ondan değil… Zenci bi çocuk vardı… Zaten o yüzden ayrılıyoruz’ya”.

Adam bayılmak üzeredir. Nabzı yükselir, tansiyonu düşer, artık inleyerek konuşmaktadır;

– ”Biz seni oraya okumaya yollamıştık. Sen ne haltlar çevirmişsin.

Allahım nedir bu başımıza gelenler okulu bitirir bitirmez Ankara’ya dönüyorsun, yoksa kırarım bacaklarını”.

– ”İstersen hemen dönebilirim babacığım. Ben geçen yıl okuldan atıldım çünkü”.

Adam masanın üzerindeki soğuk su dolu sürahiyi başından aşağıya devirir ve ancak bu şekilde konuşmasını sürdürür;

– ”Okuldan’mı atıldın? Hani birlikte avukatlık yapacaktık, zilli?

Eh ulan sen hele bi gel buraya ben sana yapacağımı bilirim.

Evden dışarıya adım attırmiycam sana ilk isteyenle’de evlendiricem”.

– ”O iş zor be baba biliyorsun, moda oldu, artık evlenmeden önce eşler birbirlerinden sağlık raporu istiyorlar pek iyi bi rapor sunacağımı zannetmiyorum ben”.

– ”Allahım, çıldıracağım bir de cinsel hastalıklar haaa… kesin o zencidendir”.

– ”Çok pis arkadaşları vardı. Bilmem artık hangisinden kapmışımdır”.

Güm diye bir ses duyulur.

Adam kısa bir süre için kendinden geçmiştir ancak hemen kendisini toparlayıp tekrar telefonu alır.

– ”Hemen bu akşam dayını yolluyorum oraya seni alıp gelecek.

Adresini ver bakim”.

– ”Mahmutpaşa Karakolu’ndayım gelirken kefalet için de biraz para getirsin yanında”.

– ”Karakol’mu? bi’de karakola’mı düştün layyynnn? Ne yaptın?”.

– ”Dün kafam çok bozuktu, çok içmişim. Araba kiralayıp dolaşmaya çıktım.

O kafayla Arnavutköy’de kokoreççi dükkanına girdim.

Ama neyse’ki kimse ölmedi.

Dükkan sahibiyle kiralık araba firmasına biraz para vermek gerekir sanırım”

Adam artık iyice fenalaşmıştır.

Hatta fenalaşmak ne kelime adeta kahrolmuştur.

Telefonda kısa bir sessizlik olur.

Kız tekrar konuşmaya başlar;

– ”Babacığım sakın üzülme bütün bunlar bir şakaydı.

Ben sadece sınıfta kaldığımı söylemek için aramıştım”.

Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykırır;

– ”Canın sağolsun be güzelim, boşveeerrr.

Okul’da neymiş?

Hiç mühim değil, tatlı canın sağolsun senin”…

berber

berbere gelen rahip saçlarını kestirir. berbere teşekkür eder ve borcunu sorar…..

berber:

– “siz kutsal bir insansınız. sizden nasıl para alırım. sizi tıraş etmek benim için şereftir.”

rahip tekrar teşekkür eder ve gider. berber ertesi sabah dükkanı açmaya geldiğinde kapısında 5 altın lira bulur.
bir kaç gün sonra bir budist rahip gelir dükkana. saçlarını kestirir, borcunu sorar.

berber:

– “siz ruhani bir lidersiniz. sizden nasıl para alırım. sizi tıraş etmek benim için şereftir.”
budist rahip teşekkür eder gider. berber ertesi sabah dükkanı açmaya geldiğinde kapısında 5 yakut bulur.
ertesi hafta bir imam girer dükkandan içeri. saçını kestirir ve elini cüzdanına atar.

berber:

– “sakın ha” der.. “siz bir inanç adamısınız..

sizden nasıl para alırım? dükkanıma ve bana şeref verdiniz.. güle güle gidin..”

imam gider.

berber ertesi sabah dükkanı açmaya gelir, bakar ki; kapıda 5 imam vardır.

süpermen

sarhoş adam sabaha doğru evine gelmiş.

eşi başlamış doğal olarak sorular sormaya:

-dün gece nerdeydin süpermen?

-müşterileri yemeğe çıkardım patronla.

-peki daha sonra ne yaptınız süpermen?

-bir bara götürdük, striptiz kulübüne.

-sen ne yaptın orda süpermen ? demiş eşi.

-hiç sadece bir kaç bira içtim ve patronla müşterileri otele bıraktık demiş adam ve ardından sormuş..

-neden bana superman diyorsun geldiğimden beri acaba ?

eşi cevaplamış:
-sadece süpermen külodunu pantolonunun üstüne giyiyor da ondan sordum.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER