Arkadaşınızınki naklendi sizinkini Banttan

Arkadaşınızınki naklendi sizinkini Banttan

Arkadaşınızınki naklendi sizinkini Banttan

Dursun bir gün Amerikaya gider, otele yerleşir yarım saat sonra kapı çalar gelen oda servisidir. Bir büyük şişe şampanya ve iki kadeh getirir dursun bu duruma şaşırır ama bir şey söylemez ardından tekrar kapı çalar ve çok güzel bir sarışın bir kadın içeri girer sabah olur resepsiyon bizim dursuna karşılığında 10.000$ verir.parayı alan Dursun memleketin yolunu tutar başına gelenleri Temele anlatır Temel dururmu? ertesi gün Temel ilk uçakla Amerikaya gider ve Dursunun gittiği otele yerleşir ve beklemeye başlar yarım saat sonra kapı çalar ve oda servisi gelir bir büyük şişe şampanya ve iki kadeh ,Temel kendi kendine aynı Dursunun anlattığı gibi der ve beklemeye devam eder ardından tekrar kapı çalar ve bu sefer esmer çok güzel bir kadın Temel dahada çok sevinir ertesi sabah resepsiyona gider ve resepsiyon Temele 5.000$ verir, bu sefer Temel şaşırır tam kapıdan çıkacakken geri döner ve resepsiyona sorar: geçenlerde arkadaşım gelmiş ve siz ona 10.000$ vermişsiniz, bana neden 5.000$ dolar verdiniz? bu işte bir yanlışlık olmalı der. Resepsiyon ise: hayır beyefendi yanlışlık yok arkadaşınızınki naklendi sizinkini banttan yayınlayacağız

BONUS FIKRA

Nasreddin Hoca parasını geri istemek için defalarca kapısını çalan alacaklısına kapıyı açmış.

-Yakında, demiş, yakında paranı ödeyeceğim.

-Ne zaman.

-Dinle bak…Bizim duvar kenarına yol boyunca çalı tohumu ektim.

-Ve.

-Ve tohum ilkbaharda yeşerecek ve çok çalımız olacak…

-Evet, şüphesiz! Sonra.

-Bu caddeden çok köyün sürüsü geçer. Geçerken, gece koyunların yünleri çalılara takılacak. Ben de yünleri toplayacağım. Bizim hanım bunları eğirip ip yapacak. Sonra gerisi kolay! Ben de pazara götürüp satacağım ve paranı geri ödeyeceğim.

Adam bu saçma plan üzerine kahkahayı başar. O zaman Hoca, demisk.

-Parayı avucunda hazır hissedince nasıl da gülersin, değilmi, seni köftehor seni!

Ne İstediğine Çok Dikkat Et

Çok yakışıklı ve karizmatik bir adam yanında bir devekuşu ile bara gitmiş.

Herkes şaşkınlık içinde adama bakarken adam bara yaklaşmış: “Bana bir viski, ona da kırmızı şarap” demiş.

Gece boyunca içkiler içilmiş, yemekler yenmiş. Gecenin sonunda barmen bir kutu içinde hesabı getirmiş, adam kutuyu açmadan, elini cebine götürmüş ve çıkan parayı masanın üstüne koymuş.

Sonra da devekuşu ile çıkıp gitmiş.

Bu garip olay üst üste bir kaç gece tekrarlanınca, barmen dayanamayıp adama sormuş:

“Her gece cebinizden çıkan para ile hesap kuruşu kuruşuna tutuyor, bunu nasıl başarıyorsunuz?”

Adam gülümsemiş:

“Bir gün karşıma bir cin çıktı ve üç dileğimi sordu. İlk olarak yakışıklı ve karizmatik olmayı istedim. İkincisi, ne almak istersem cebimde onu almaya yetecek kadar para olmasını…”

Barmen “peki ya bu kuş?” diye sormuş çekinerek.

Adam, “son dileğimde, yanımdan hiç ayrılmayacak uzun bacaklı bir piliçti” demiş.

40 Yıl

Kadın gece yarısı uyandığında kocasının yatakta olmadığını görür. Kalkıp mutfağa gittiğinde kocasını yaşlı gözlerle kahve içerken bulur.

“Ne oldu, neyin var” diye sorar.

Adam: “40 yıl önceki çıktığımız günleri hatırlıyormusun?”

kadın çok duygulanır. demekki kocası 40 yıl önceki yıllarını hatırlayıp, uyuyamamıştır.

“evet” der duygulu bir sesle.

adam: “daha liseyi yeni bitirmiştik ve sen 18’ine girmek üzere idin.”

“evet” der kadın o günleri hatırlayarak.

“bir gün annen evde yoktu ben size gelmiştim. hatırlıyormusun?”

“evet ” ! der kadın gülümseyerek.

adam: “annen eve erken gelmişti ve bizi yakalamıştı, hatırlıyormusun?”

kadın “evet” der büyük bir sevgi ile. kocasının her detayı hatırlamasından memnun ve mutlu.

adam: “annen odasına gitmiş bir silah ile gelip silahı başıma dayamış ve ya kızımla evlenirsin yada seni 40 yıl hapse gönderirim, daha 18’ine bile basmadı” demişti. hatırlıyormusun?”

“evet” der kadın gülümseyerek.

adam gözlerindeki yaşları siler ve büyük bir iç çeker:

“bugün hapisten çıkıyor olacaktım”

Bu Biiiirrr

Çocuk dedesine kaç yıllık evli olduklarını sormuş.

Dede 50 yıllık evladım demiş.

Çocuk ama ben sizi hiç kavga ederken görmedim nasıl oluyor bu iş demiş.

Dede başlamış anlatmaya; Nikahımız kıyıldı, ninenin 3-5 eşyasını attık at arabasına, yolda giderken atın ayağı tökezledi bu biiirrr dedim.

Biraz daha gittikten sonra yine atın ayağı tökezledi bu da ikiiii dedim ve atı oracıkta vurdum demiş.

Ninen bunu görünce başladı söylenmeye atı niye vurdun da, köye nasıl gideceğiz de, sende hiç akıl yok mu da.

Ninene dönerek bu biiiirrr dedim, o gün bugündür gül gibi geçinip gidiyoruz demiş…

Helallik

temel akciğer kanseri olmus. doktorlar iki aydan daha fazla yaşaman mucize olur demisler ve ümitsiz oldugu icin tedaviye de son vermisler.

ölecegini anlayan temel , butun eşiyle dostuyla helalleşmeye karar vermis. fakat bizim temel gördüğü herkese kendisinin aids hastaligina yakalandigini ve iki ay içinde öleceğini anlatıyor ve haklarını helal etmerini istiyormuş. tabii bunu duyanlar temel’e helallik veriyorlarmiş ama bir yandan da elini bile son bir defa sıkıp, kucaklaşmaktan kaçınıyorlarmış.

temel’in en iyi arkadaşi dursun temel’in bu yaptığını duyunca sormuş:

– yav temel, anladık sen kanser oldun ölecen, neden millete aıds oldum diyon, bak herkesi bir korku sardı, demiş.

temel;

– yav tursun, öyle de ölecez böyle de ölecez, bari kariyi sağlama alalim.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER