Anlat bakalım nasıl öldü

Anlat bakalım nasıl öldü

Anlat bakalım nasıl öldü

Uzun ikna turlarından sonra Ermeni mahallesinin 17 yaşındaki güzeller güzeli ve yoksul aile kizi Zivart, mahallenin zengin ve yaşlı 75 yaşındaki Mıgırdıc bey ile evlendirilir.
İlk gece Mıgırdıc Bey ölür. Durumu şüpheli bulan savcılığın açtığı dava sonucunda mahkemede hakim sorar;
– ”Kızım anlat bakalım nasıl öldü?”.
Zivart, utangaç ve ermeni şivesiyle anlatır;
– ”Valla hakim bey, malümunuz zifaf gecesi…

Mıgırdıc Bey üstüme geldi başladi titremeye ben zannettim geloor, meğer gidoormuş”…

BONUS FIKRA

YAZICI

Adamın biri bakmış yazıcı silik bir şekilde basıyor, hemen teknik servisi arayıp durumu anlatmış..

Görevli bunun üzerine :

– Yazıcınızın temizlenmesi gerekiyor olabilir efendim.

Aslında bunu kullanma kılavuzunu okuyarak kendiniz de yapabilirsiniz, çünkü biz bu işlem için 50 milyon alıyoruz, demiş..

Adam bu duyduğuna hem çok sevinmiş hem de şaşırmış..

– Patronunuz bu şekilde işe sekte vurduğunuzu biliyor mu? Diye sormuş..

Görevli :

– “Bu zaten patronun fikri,” demiş ve devam etmiş

“İnsanlar bize getirmeden önce kendileri tamir etmeye kalktıkları zaman daha iyi para kazanıyoruz.”

Süpermen

sarhoş adam sabaha doğru evine gelmiş. eşi başlamış doğal olarak sorular sormaya:

-dün gece nerdeydin süpermen?

-müşterileri yemeğe çıkardım patronla.

-peki daha sonra ne yaptınız süpermen?

-bir bara götürdük, striptiz kulübüne.

-sen ne yaptın orda süpermen ? demiş eşi.

-hiç sadece bir kaç bira içtim ve patronla müşterileri otele bıraktık demiş adam ve ardından sormuş..

-neden bana superman diyorsun geldiğimden beri acaba ?

eşi cevaplamış:
-sadece süpermen külodunu pantolonunun üstüne giyiyor da ondan sordum.

25 Santimlik Piyanist

adamin biri bara girmis.. üç duble viski içtikten sonra barmene
-“ödeyecek param yok,ama cebimde 25 santimlik bir piyanist var.sana istedigin herseyi çalabilir..”
-“hadi ordan sarhos” demis,barmen.adam elini cebine atmis. çikarmis 25 santim boyunda bir piyanist. piyanosu da önünde..

barmen saskin
-“türk marsi”diyebilmis.bir döktürmüs 25 santimlik piyanist, mozart’i..
-“bu nasil is” demis barmen saskinlik içinde..
-“hurdalikta bir lamba buldum,bin yillik.. parlatmak için ovarken içinden bir cin çikti..

bin yasinda.çökmüs.kulaklari da zor duyuyor..”

elini öbür cebine atmis, bir eski lamba çikarmis. barmen’in önüne koymus.

-“ovala ve dilek dile” diye..

barmen ovalamis lambayi.hakikaten bir ihtiyar, ayakta zor duran cin.bir eli kulaginda

-“haa.. hii..” deyip duruyor..
-“burada bu sigara dumani ve içki kokulari arasinda, iki cigerim de perisan hale geldi.. bana iki yeni ciger” demis, barmen..

hooop!.. barin basinda, pos biyiklari , kocaman sapkalari, yesil kirmizi kiliklari ile iki yeniçeri.
-“ama ben yeniçeri degil, yeni ciger istemistim” demis barmen..
-“ya ben 25 santimlik piyanist mi istedim sanirsin

Sen Nassın?

Bir kamyonun çarpışıyla yaralanmış olan Çiftçi Memet kazadan sorumlu tuttuğu taşıma şirketine dava açıyor.

Mahkeme salonunda şirketin avukatı ile Memet karşı karşıyalar, ve avukat soruyor:

– Ama siz kazadan sonra gelen polis memuruna “ben çok iyiyim” demediniz mi?”
– Anlatayım ağam; Ben bizim eşeği gasabada satışa götürmek üzere gamyonetime bindirmiştim ki…

– Bırakın ayrıntıları Memet Bey, siz sadece soruma yanıt verin: Siz, kazadan hemen sonra gelen Polis memuruna “ben çok iyiyim” dediniz mi, demediniz mi?
– İşte anlatıyom ya Avukat bey; eşeği gamyonete yüklemiş, yola çıkmıştım ki…

Avukat tekrar adamın sözünü kesti ve Hakime dönerek:

– Sayın hakim, size olayın tam olarak nasıl gerçekleştiğini davacının kendi ifadesi ile almaya çalışıyorum ama, soruma yanıt vermiyor.

Bu bey, kazadan hemen sonra olay yerine ulaşan polis memuruna ifadesinde “çok iyi” olduğunu söylemiş. Kayıtlara geçmiş.

Şimdi, aradan kaç hafta sonra müvekkilime dava açıyor.

Ben bu davada, bu şahsın mahkemeyi yanıltmaya çalıştığına inanıyorum.

Lütfen, sadece soruya yanıt vermesini söyler misiniz?Yargıç çitçinin hikayesi ilgilendirir gibiydi:

– Eşek hakkında söyleyeceklerini merak ettim aslında; Bırakalım da anlatsın….

Memet Yargıça teşekkür ederek devam etti:

– İşte dediğim gibi, sayın Hakimim, tam eşeğimi gamyonetime bindirmiş şehre doğru gidiyodum ki, bu şirkete ait gucuman bi kamyon, “DUR” tabelasına aldırmadan üzerime sürdü ve bize çarptı.

Ben yolun bi yanına fırladım, Garagaçan bi yana….nasıl kötüyüm, nasıl kötü, anlatamam…gıpırdanamıyom sancıdan…öte yanda Garagaçan bir anırıyo, bir anırıyokine, ortalık inliyo.. derkene bi pulis memuru geliverdi, Garagaçanın sesini duymasile önce ona dooru getti, eğildi, bahtı, tabancasına davrandı, alnının ortasından Garaganımı urmasın mı??? Soonacııma, yolun garşı tarafına geçti, bana dooru geldi, dedikine:

– Eşeğin hali berbattı, vurmak zorunda galdım, “sen nassın?” dedi..

Hoca Borç Para

Bir yaz günü evinde oturmakta olan Nasrettin Hoca’ya birisi gelir ve;

-Hocam çok paraya sıkıştım bana biraz borç para verebilir misin? Haftaya öderim. Der

Nasrettin Hoca;

-Şu karşıdaki minderi kaldır altında para var ne kadar lazımsa al.

Der Adam minderi kaldırır ve ihtiyacı kadar parayı aldıktan sonra hocaya teşekkür edip ayrılır.

Aradan bir hafta geçer, iki hafta geçer adamdan ses yok.

Altı ay kadar bir zaman geçtikten sonra aynı adam Nasrettin Hoca’nın evine tekrar gelir;

-Hocam çok paraya sıkıştım bana biraz borç para verebilir misin? Haftaya öderim. Der

Nasrettin Hoca;

-Şu karşıdaki minderi kaldır ne kadar lazımsa al der.

Adam büyük bir heyecanla minderi kaldırır bir de bakar ki minderin altı bomboş para yok.

Adam Nasrettin Hoca’ya döner ve;

-Hocam burda para falan yok der.

Bunun üzerine Nasrettin Hoca sakalını sıvazlar ve;

-Daha önce aldığını yerine koysaydın olurdu der.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER