Al Sen Yaz

Al Sen Yaz

Al Sen Yaz

Olay Tokat’ın bir ilçesinde geçer.
Bir grup, karlı bir kış günü ava gider.
Avcılar rastgele deyip ayrılırken, “Falan yerde” işaret bırakmalarını söylerler birbirlerine.

İşaret bırakılacak yere ilk gelen, ilçenin tapucusu ve bir köylüdür.
Tapucu, işaret bırakmak için karın üzerine sidikle “BİZ GEL ” yazar ve sidiği biter.

Yanındaki köylüye dönerek “Şu yazıyı sidikle tamamla” der.
Adam gayet safiyane bir tabirle “Tapucum sidiğim var ama okuma yazmam yoktur. Al sen yaz” der

BONUS FIKRA

Üzgün ve pısırık görünüşlü bir adam barda tünemiş oturuyormuş.

Önünde bir türlü içemediği içki bardağı, suratı asık…

O sırada barın kapısı açılmış ve İri yarı, külhanbeyi tavırlı bir adam, sert adımlarla barın tezgahına doğru yürümüş ve pısırık adamı iteleyerek tabureye oturmuş.

Hiç soru sormadan önündeki içki kadehini alıp başına dikmiş.

Elinin tersiyle ağzını kuruladıktan sonra:

-Ne o, neden böyle surat asıyorsun, gemilerin mi battı? diye sormuş.

-Sorma, ben çok talihsiz bir adamım. demiş pısırık.

-Neden? diye sormuş adam tekrar. Şöyle cevaplamış pısırık:

-Bu sabah karımla kavga ettik, beni evden kovdu.

O sinirle işe geç kaldım. Patronum zaten bahane arayıp duruyordu, beni işten attı.

İşten çıktım,yolda yürürken Araba çarptı. Eve gideyim, belki karımla barışırız dedim, eve gittim ve karımı başka bir erkekle yatakta yakaladım.

Bu kadarı da fazla artık dedim, kendimi öldürmeye karar verdim.

Tabancayla vuracaktım, silah tutukluk yaptı. İple asmaya karar verdim, ip koptu.

Doğalgazla öleyim dedim, faturayı ödememediğim için Gaz kesikti.

Eczaneden Fare zehiri aldım, buraya geldim, içki bardağıma koydum.

Onu da geldin sen içtin.

Of görüyorsun NE KADAR ŞANSSIZIM değil mi?

Ustalık Bedeli

Bir fabrikada imalat hattındaki çok önemli olan ana makinalardan biri arızalanınca fabrikadaki tüm üretim de durdu.

Mevcut teknisyenler makineyi çalıştırmak için çok uğraştılar, ancak ne yaptılarsa nafile, bir türlü başaramadılar. Sonunda dışarıdan uzman çağırdılar.

Uzman gelip makineyi inceledi.

Durumuna baktı. Sonra çantasından  bir çekiç çıkardı.

Elinde çekiçle makineye yaklaştı.

Makinenin  belli bir noktasına elindeki çekiçle dikkatlice sert bir vuruş yaptı.

Makine hemen çalışmaya başladı ve hiçbir arıza olmamış gibi devam etti.

Fabrika tekrar harekete geçti.

Uzman fabrikadan ayrıldıktan iki gün sonra faturasını gönderdi :

“Hizmet bedeli karşılığı 1.000 USD (bin dolar)”

Fabrika müdürü bu faturaya çok kızdı.

Tepesi attı ve bir çekiç darbesi için bin doları çok buldu.

Uzmandan ayrıntılı fatura göndermesini istedi.

Uzmandan bir gün sonra aşağıdaki ayrıntılı fatura geldi :

Makineye cekiçle vurma bedeli………….. 1 $

Nereye vuracağını bilme bedeli……….. 999 $

Toplam………………………………… 1.000 $

Ormanların Kralı

Bir gün aslanın birinin canı çok sıkılmış,”şöyle bir ormanı gezeyim
tebamla eğleneyim biraz” demiş…

Ormanda gezerken bir devekuşu
görmüş,yakalamış devekuşunu boynundan öteki pençesiyle de “Şak, Şak,
Şak” diye üç tokat atmış hayvana,”Söyle LAN!”demiş “Kim bu ormanın
kralı?”, devekuşu ürkekçe “Sensin aslan ağabey”demiş,”Tabi lan
benim” demiş aslan ve “Şak, Şak, Şak” diye üç tokat daha atıp
firlatmış hayvanı.

Derken aslanın karşısına bi kurt çıkmış, tutmuş
kurdu boynundan; “Şak, Şak, Şak” diye atmış tokadı,

“Söyle lan”
demiş “kim bu ormanın kralı?!!!”,kurt da ürkek “sensin aslan ağabey” demiş.
Aslan da “Tabi lan benim” demiş,”Şak, Şak, Şak” diye üç tokat daha
atmış fırlatmış bir kenara.

Derken bu defa aslanın karşısına bir fil
çıkmış, tam tırsık tırsık kenardan sıyrılacağı sırada kurtla devekuşu
gelip:

“sen bu ormanın kralı değil misin aslan ağabey? Koş yakala şu
hayvanı” demişler.

Bu gazı yiyen aslan koşmuş tutmuş fili “Şak, Şak,
Şak” diye patlatmış tokadı ve hemen sormuş “Söyle lan; kim bu
ormanın kralı?!!”

Filin kafası bir atmış, tutmuş hortumuyla
bunu “Pat, Pat, Pat” diye üç kere yere çarptırıp fırlatmış
atmış…

Aslan yerden zorlukla kalkıp elleriyle üstünü silkerken file
dönmüş ve şöyle demiş:
“Bilmiyorsan bilmiyorum de kardeşim!!!!” 

Polis

Bir süre pazarlamacılık yapan genç daha sonra sınava girip polis olmuş.

Yolda rastladığı bir arkadaşı sormuş;

Nasıl işinden memnunmusun?

‘’Evet’’ demiş polis.

“Bizim mesleğin en iyi tarafıda şu ki müşteri daima haksız.”

Acemi Polis


Bir Trafik polisi hiç ceza yazamaz ve amiri bunu çağırır ve derki 1 hafta içinde hiç trafik cezası yazamasan seni çöle sürecem, aradan 1 hafta geçer ama Trafik polisi hiç ceza yazamamış bunun üzerine amiri polisi çöle sürer ve derki:

Çölde ceza yazana kadar kalacaksın.

Neyse polisi çöle sürmüş ama trafik polisi sağına soluna bakar ama kimseyi görmez akşam olur bu daha kimseye ceza yazamamış. Kendi kendine derki:
Şimdi gelene ceza yazacağım.

Bir bakar karşıdan bir bisikletle adam gelir polis bunu durdurur ve derki:

Bisikletin lambası yanıyor sana ceza yazacağım adam bunun üzerine:

Lambam yanmasa önümü göremem ki polis bunun üzerine derki:

Senin pedallar dönüyor adam derki:

Pedallar dönmese ben süremem ki

Trafik polisi ceza yazamayacağını anlamış en sonunda derki:
sen hiç bu karanlıkta korkmuyor musun adam bunun üzerin:

Niye korkayım ki; sağ omzumda Meryem ana sol omzumda Adem baba

Polis hemen derki:
Şimdi sıçtım ağzına bir tek kişilik bisiklete üç kişi binersiniz ha…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER