129 KURALI

129 KURALI

Aracinin direksiyonuna geçip kiliseye gitmek üzere yola koyulan rahip yolda yürümekte olan bir rahibeye rastlar. Aracini durdurur ve kiliseye kadar onunla gelmek isteyip istemedigini sorar. Kadin arabaya biner ve bacak bacak üstüne attiginda bacaklarinin güzelligi ortaya çikar.

Rahibin gözü kayar ve bakayim derken kisa bir süre için aracin
kontrolünü kaybeder. Araci tekrar kontrol altina aldiktan sonra sag elini
rahibenin bacagi üstüne koyar. Rahibe ona bakar ve söyle der : “Rahip,

129. kuralı hatirliyor musunuz ?”

Utançtan kipkirmizi olan rahip derhal elini çekerek rahibeye özürlerini siralar.

Bir müddet sonra akli tekrar karisir ve rahibenin bacaginatekrar dokunur
vites degistirme bahanesiyle ve rahibe ayni soru ile karsilik verir
:
“Rahip, 129. kuralı hatirliyor musunuz ?”

Utancindan yine kizaran rahip elini çeker ve “afedersin kardesim, insanoglu zayif düsebiliyor” der.Kiliseye vardiklarinda rahibe arabadan iner ve tek kelime söylemeksizin, ancak çok manali bir bakis firlatarak kaybolur.

Rahip aceleyle içeriye kosturur ve bir Incil alarak 129. kuralı açar okumak için 129. kural söyle demektedir : Ileriye gidiniz, daha yukarlarda arayiniz.
Orada güzellikler bulacaksiniz.

Bonus

Hava Yağmurluydu

adam’ın tek’i günlerden bir gün kilise’ye gider.

amacı, “papaz’ı bulup” günah çıkartmak.

“papaz efendi benim bir günahım var, karımı aldattım” der.

“anlat evladım açılırsın, tanrı bağışlayıcıdır” der papaz.

“geçtiğimiz ay hanımla akşam yemeği için baldızın evine gittik, gece hava yağmurluydu, eve geri dönemedik. o gece orada kaldık ve ben baldızla beraber oldum” der günahkar fani.

“üzülme oğlum, sen dua et tanrı affeder” der papaz.

bunun üzerine “papaz efendi benim bir günahım daha var” diye bir mırıltı daha duyulur.

“anlat evladım, tanrı bağışlayıcıdır” der papaz.

“geçen hafta bir akşam kayın valideyi ziyarete gittim. hava yağmurluydu, gece eve geri dönemedik. o gece orada kaldım ve kayınvalide ile beraber oldum.”

papaz, yine “üzülme oğlum sen duanı et” diye öğüt verir.

bunun üzerine günah çıkartan fani bakar ki, ortam uygun, sözüne devam eder:

“dün gece de çalışmak için sekreterimin evine gittim. hava yağmurluydu, bu sebepten eve geri dönemedim. o gece de orada kaldım ve sekreterimle beraber oldum.”

papaz bu laf’ı duyunca, hemen kafasını pencereden dışarı uzatır:

“hava bozuyor, yağmur yağmadan bastır git.”

Giyotin

Günlerden bir gün 1 papaz, 1 sarhoş ve 1 mühendis giyotinle ölüm cezasına çarptırılırlar.. İlk Sıra papazdadır.. İnfaz memuru papaza sorar:

– İnfaz edilirken yukarı mı aşağı mı bakmayı tercih edersin?

Papaz cevap verir:

– Yukarı bakmak isterim.. En azından ölürken yüzüm tanrıya dönük olur.. der

Papazın isteği yerine getirilir, giyotin bıçağı havaya kaldırılır ve bırakılır. Bıçağın hızı kesilir kesilir ve tam papazın boynuna santimetreler kala duruverir..

Bu tanrıdan bir işaret olarak görülür ve papaz serbest bırakılır..

Sıra sarhoşa gelmiştir.. Bir umutla sarhoş da yukarı dönük olmak istediğini söyler.. Aynı şekilde giyotin bıçağı tam sarhoşun boynuna yaklaşmışken yavaşlar ve durur.. Bu da tanrının bir işareti olarak kabul edilir ve sarhoş da serbest bırakılır..

En son sıra mühendistedir.. Mühendis de yukarı dönük infaz edilmek istediğini belirtir.. Tam bıçak havaya kalkmışken mühendis bağırır:

– Durun bir dakika, bıçaktaki sorunun nerede olduğunu anladım..

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER