Erdoğan'ın Ayasofya kararı Batılılarda ciddi yankı buldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ayasofya’yı müze yerine cami statüsüne koyabilecekleri minvalindeki açıklaması Batılılarda ciddi yankı buldu. Sosyal medyadan harekete geçerek kamuoyu oluşturmaya çalışan İslam karşıtları, Ayasofya'nın müze kalması için imza kampanyası dahi başlattı.

Erdoğan'ın Ayasofya kararı Batılılarda ciddi yankı buldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ayasofya’yı müze yerine cami statüsüne koyabilecekleri minvalindeki açıklaması Batılılarda ciddi yankı buldu. Sosyal medyadan harekete geçerek kamuoyu oluşturmaya çalışan İslam karşıtları, Ayasofya'nın müze kalması için imza kampanyası dahi başlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları Batılı haber organlarının ciddi etkiye sahip olanlarından küçük çaplılarına kadar birçok yerde haber oldu. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da yayın yapan Avrupalılar, Türkiye’ye ikazda bulundular.

“Sakın açma.. Aşırı derecede tehlikeli..” dediler, imza kampanyası başlattılar

Bunlardan İsveçli siyasetçi ve 1991-1994 arası İsveç başbakanı olan Carl Bildt, twitter hesabından Erdoğan’ın beyanatını üzerine düştüğü şu mesaj ile paylaştı: “Sakın! Ayasofya bütün Hıristiyanlığın neredeyse bin yıl boyunca en muhteşem kilisesiydi.”

Amerikan haber sitesi Yunan, Kemalist ve FETÖ’cü ağzını bir araya getirerek karşı çıktı

Washington merkezli Amerkan haber sitesi Daily Caller da konuyla alakalı bir yayın yaptı. Erdoğan’ın daha önceki açıklamasıyla “çelişkiye” düştüğünün vurgulandığı haberde Yunan hükümetinin veryansın ettiği üzerinde duruldu.

Yunan dışişleri bakanı George Katraugalos’un, “O sadece Hıristiyanlık âleminin asırlar boyunca en büyüğü olmuş büyük bir tapınağı değil, ayrıca insanlığa ait. UNESCO tarafından global kültürel mirasımızın bir parçası olarak tanındı. Dolayısıyla bu statünün herhangi bir surette sorgulanması sadece Hıristiyanların hislerine karşı bir hakaret olmayıp uluslararası topluluk ve uluslararası hukuka da karşı da bir hakarettir” sözlerine de haberde yer verildi.

Daily Caller’in haberinde dikkat çekici bir husus ise, “Türkiye’de Atatürk’ün yerleştirdiği sekülerlik şeklinin taraftarlarının kısmen Erdoğan’ın muhafazakâr İslam’ı sekülerliğe karşı desteklemesi ve bir süredir Ayasofya’yı camiye çevirmeyi planlamasından ötürü açıkça Erdoğan ve partisini eleştirdiklerinin” vurgulanmasıydı. Daha dikkat çekici olan ise Amerikan haber sitesinin buna örnek olarak yönlendirme yaptığı haberde, bu “Atatürk’ün sekülerliği taraftarı Erdoğan münekkidine” örnek olarak fetöcü Enes Kanter’i getirip onun eleştirisine yer vermesiydi. Böylece haberde Amerika-FETÖ-Kemalizm üçgeni Amerikan zaviyesinden izhar edilmiş oldu.

Fransız Avrupa’nın sessizliğinden şikâyetçi.. “Ayasofya isteğinden ötürü AB’ye almamalıyız!”

Muhtelif siyasiler ve İslam düşmanlığı üzerine yayın yapan yazar ve sosyal medya fenomenlerince takip edilen etkili bir Fransız sosyal medya kullanıcısının paylaşımı da dikkat çekiciydi. Avrupa’ya sitem eden Fransız şu ifadeleri kullandı:

“Erdoğan eski bazilika Ayasofya’yı yeniden cami olarak adlandırmak istiyor. Bu İhvan-ı Müslimin partizanı provokasyonları ve utanç verici açıklamalarını arttırıyor. Sınır uzun zaman önce geçildi ama o kendi ideolojisini bize yayarken Avrupa sessiz ve pasif...!”

İslam düşmanlığı yapan yayınlarıyla bilinen ve feminizmin şartının da zaten İslam’a karşıtlık olduğunu söyleyen Fransız Cumhuriyetçileri siyasetçisi Lydia Guirous da konuya alakasız kalmadı. Fransız medyasına da düşen Erdoğan’ın Ayasofya açıklamalarını twitter hesabından paylaşan Guirous şu notu düştü:

“Ayasofya bazilikası bir müze lakin Erdoğan İslam fetih doktrinine sadakatle (onu) bir cami yapmak istiyor. İşte bundan ötürü biz Türkiye’nin AB’ye girmesine HAYIR demeliyiz! Medeniyetimizi ve hayat tarzımızı koruyalım.”

Fransız haber sitesi: “Erdoğan’ın Türkiye’yi gitgide İslamlaştırdığını gösteriyor”

Erdoğan’ın “derece derece İslami rejim başlatmakta olduğu” vurgulanan yazıda, iktidara geldiğinden beri “bazilika” içindeki aktiviteler arttırılsa da “kökten dinci Müslümanları tatmin etmeye yetmediği” ifade edildi. Ayrıca, tıpkı Lydia Guirous’un da üzerinde durduğu gibi AB üyeliği meselesine temas edilen yazıda, 2016’daki darbe teşebbüsü sonrası “keyfi hapsetmeler, İslamlaşma görülmesine rağmen bunların bugünlerde AB üyeliğine aday olmaya mani teşkil etmediği” imalı surette ifade edildi.

Türkiye’nin “Batı ile Müslüman Arap ülkeleri arası aracı rolünden ötürü ve bilhassa da Türk ordusunun NATO’da Amerika’nın ardından çok önemli yeri olması hasebiyle ihmal edemeyecekleri bir stratejik müttefik” olduğu da yazıda belirtildi.

Yazının sonunda ise “Şayet Türkiye şeriatı resmen uygulamıyorsa da İslam hukukunun ‘tatlı’ bir versiyonunu gitgide hayat tarzı içerisine getiriyor. Hala delil gerekiyorsa eğer, Başkan Erdoğan’ın ilanı daha da AB’ye Türkiye’nin girişi düşüncesinde onun güvenilmez olduğunu teyit etmektedir” cümlelerine yer verildi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER