Berat Albayrak'tan, Moody's'e anında cevap!

Hazine ve Maliye Bakanlığı: Moody's'in not indirimi kararı, kuruluşun analizlerinin nesnelliği ve tarafsızlığı açısından soru işaretleri yaratıyor.

Berat Albayrak'tan, Moody's'e anında cevap!

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's tarafından verilen not indirim kararının, Türkiye ekonomisinin temel göstergeleri ile bağdaşmamakta ve bu nedenle kuruluşun analizlerinin nesnelliği ve tarafsızlığı açısından soru işaretleri yaratmakta olduğunu bildirdi.

Öte yandan Bakanlığın Moody's'in not indirim açıklamasının hemen ardından basın açıklaması yapması sosyal medyada da gündem oldu. Konu ile ilgili çok sayıda paylaşımda, not indirimi açıklamasından çok kısa bir süre sonra üstelik gecenin o saatinde yapılan basın açıklaması "önceden notun düşürüleceğinin bilindiği" şeklinde değerlendirildi.

Hazine ve Maliye Bakanlığından yapılan açıklamada şöyle denildi:

"Kuruluş, yaptığı değerlendirmede Türkiye'nin borçlarının rezervlerinden 2,6 kat fazla olduğuna vurgu yapmıştır. Bu oran, Moody's'in bizden daha yukarıda notlandırdığı bazı gelişmekte olan ülkelerde dahi bizim çok üzerimizdedir.

Ayrıca, kısa vadeli dış borcun yaklaşık yarısı da bankacılık sektörüne ait olup Türk bankaları ve Türk reel sektörü, Türkiye'ye ilişkin algının oldukça kötü olduğu, CDS spreadlerinin çok yükseldiği Ağustos-Eylül 2018'de dahi borçlarını yenileyebilmişlerdi.

Bu yılın ilk çeyreğinde de borç çevirme oranı bankacılık sektörü için yüzde 128, reel sektör için yüzde 165 düzeyinde gerçekleşmiştir.

Ayrıca döviz rezervlerine ilişkin olarak uluslararası düzeyde üzerinde mutabakata varılmış bir ölçüt bulunmamasına rağmen Dünya Bankası verilerine göre, son beş yıllık ortalamalara bakıldığında Türkiye'nin ithalat üzerinden ölçülen rezerv yeterliliği Türkiye ile benzer olarak tanımlanabilecek gelişmekte olan Avrupa ülkelerine yakın 
seyretmektedir.

Ekonomik kırılganlıklar değerlendirilirken dikkate alınması gereken bir diğer unsur da ekonomik aktörlerin borçluluk düzeyidir.Türkiye, hem toplam ekonomi hem de her bir ekonomik aktör düzeyinde bakıldığında oldukça güçlü bir performans göstermektedir.

2018 yılı sonu itibarıyla, gelişmekte olan piyasa ekonomilerinin ortalama toplam borcunun GSYH'ye oranı yüzde 212,6 olarak gerçekleşirken, bu oran Türkiye'de yüzde 156,8'dir.

Benzer şekilde Türk kamu kesiminin borçlarının GSYH'ye oranı yüzde 33,6 düzeyinde seyrederken gelişmekte olan piyasalar ortalaması yüzde 49,7'dir.

Türk hane halklarının borç yükü GSYH'nin yüzde 14,7'siyken gelişmekte olan piyasalar ortalaması yüzde 37,6'dır.

Finansal sektörümüzün borç yükü GSYH'nin yüzde 33'ü seviyesindedir. Buna mukabil yükselen piyasa ortalaması yüzde 33,6 olarak gerçekleşmiştir.

Reel sektörümüzün toplam borcu GSYH'mizin yüzde 75,5'i iken gelişmekte olan piyasalar ortalaması yüzde 91,7 düzeyindedir."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER