DİN İSTİSMARCILARI…

Her şeyin istismarcısı olduğu gibi dinin de istismarcıları olacaktır. Onun içindir ki, dinimizi çok iyi tanımalı bu kötü niyetli kişileri hayatımızdan dezenfekte etmeliyiz. Yüce dinimiz olan İslam’ı bu niyeti bozuk ve  İslam’dan bîhaber kişilerle asla kıyaslamayıp, kendi kendimizi, güzelliklerle dolu ve ruhumuza hayat suyu olan Kur’an’ımızdan uzaklaştırmamalıyız. Bunu yapmak bize zarar verecektir. Çoğu gerçek bilgilerden geri kalmamızı sağlayacaktır. Bu gibi şahıslardan bazılarının gayesi zaten budur. Ve bazıları özellikle bu şekilde çalışmaktadırlar. Müslüman her zaman uyanık ve basiretli olmalı. Önünü, arkasını, sağını, solunu bilmeli, düşmanını iyi tanımalı bu şekilde hayatına yön vermelidir.

İki günden beri haberlerde takip ettiğim şu Uşşaki tarikat şeyhi olarak görülen şahsın, yapmış  olduğu cinsel istismar konusu gerçekten beni derinden yaraladı. Din kisvesi altında bu tavırların sergilenmesi elbette bir çoğumuzun akıllarında soru işaretleri bırakıyordur. Fakat bu gibi kendini bilmez kişilerin yapmış oldukları yanlış davranışları, dine ve din adamlarına empoze  etmek doğru değildir. Eğer böyle yaparsak, kurunun yanında yaşı da yakmış olur, gerçekten iyi niyetli hocalarımızı lekelemiş oluruz ki, bu da bize dönen bir zarardır.

İslam toplumunun can damarıdır hocalar, birkaç kişinin hatasını benimseyip, tüm din adamlarına düşman olursak, biz kendi dinimizi yaralamış ve ruhumuzun nefesini kesmiş oluruz. Onun içindir ki, dine düşman olan kesimler tarihler boyunca, aramıza sahte hocaları sokarak bizi bizimle vurmuşlardır. Suç kimin peki? Gene bizim..  Eğer biz dinimizi a'dan z'ye bilseydik bu sahte hocaların planlarını anlar peşlerine düşmezdik. Onların oyunlarını bozar, Türk sinemalarında nefret beslememizi sağlayacak karakterleri hoca kılığında izlemezdik. Ne varsa hocalarda var sözünü sağdan, soldan duymazdık. Ne varsa insan da var, nefiste var derdik. İnsanın nefsani duygularını İslammış gibi göstermezdik..  Ama bu cehalet bizi bitirdi. Uyandıranlara selam olsun.

Hayatımızın her rolünde bile, birilerinin faturasını, birilerinden çıkarmamalıyız. Bu yüzden yukarıdaki şahısın yapmış olduğu bu iğrenç ve çirkin davranışın faturasını, başka şahıslara da yüklersek yanlışa imza atmış oluruz. Olmaması gereken bu davranış, onun kendi şahsına ait bir tutumdur. Bunu İslama atmak iftira etmektir. Dinin güzelliklerini bir bilsek, cennet dünyaya inmiş deriz. Düşünün ki, bizi yaratandan Rabbimiz’den bize gelen bir kanun, hiç çirkin ve korkutucu olur mu? Nefisimize ağır gelebilir, fakat iç huzurumuzun yaşam bahçesidir. Mutluluğun ta kendisi…

Bu pandemi döneminde yaşanan onca sıkıntıların içinde, her gün birçok canı ahrete yollarken, böylesi bir hadisenin de ortaya çıkmasını ben pek iyimser göremiyorum. Ve umarım ki, virüslerle birlikte bu şahıslarda kaybolur gider…   Sağlık, huzur ve sevgiyle kalın..

 

 

 

Yorumlar