Ekrem İmamoğlu'ndan YSK'ya çağrı! Mazbatamızı talep ediyoruz

Ekrem İmamoğlu, "Mazbatamızı talep ediyoruz, YSK'yı göreve davet ediyorum" dedi.

Ekrem İmamoğlu'ndan YSK'ya çağrı! Mazbatamızı talep ediyoruz

Ekrem İmamoğlu, "Mazbatamızı talep ediyoruz, YSK'yı göreve davet ediyorum" dedi.

Ekrem İmamoğlu'nun açıklamaları:

Türkiye'nin bir yerel seçim yaşadığını, konusu 2019'da şehirlerin yönetimi olduğunu defalarca dile getirdik. Biz bunu dile getirirken başka kavramlar sürecin içine dahil edilmeye çalışıldı. Israrla mesele başka bir boyuta yönlendirilmek istendi.

Bugüne geldiğimizde çok net ifade edeyim. Biz adalet istiyoruz, 16 milyon insanın vicdanının ve bu büyük seçimin karşılığında seçilmiş olan oyları ile beraber YSK'nın açıkladığı oylarla beraber belli olan mazbatamızı talep ediyoruz. YSK'yı göreve davet ediyorum. Süreci en titiz şekli ile yönetmesini istirham ediyorum.

Fazla değil, 24 Haziran sonrası olsun, hemen bu aylarda olsun yetkili sözcüler, bakanlar birçok kişinin çok sözleri var ama özellikle 'Türkiye en güvenilir seçim mevzuatına sahiptir' diyenler, hükümet adına açıklama yapan sayın Cumhurbaşkanı adına açıklama yapan, sözcüsü, bakanlar bir sürü bu anlamda sözü sadece Haziran seçiminden sonra bu seçimin öncesine kadar verilen beyanatları tek tek sıralayabilirim. Bunları siz daha iyi bulabilirsiniz.

Ne oldu ki bir anda bu seçim Türkiye tarihinin en şaibeli seçimidir diyebilecek kadar bir derinliği bir siyasi partinin genel başkan yardımcısı dipsiz kuyu haline getirme çabası içindedir. Belediye seçiminde parti teşkilatı başarısız olmuş olabilir, bu süreç sonrasında bu hesaplaşma zeminini bizim üzerimizden yapmaya çalışıyor, İstanbul halkını tehlikeli bir biçimde bu sürece dahil etmeye çalışıyor olabilirler. Bilsinler burada CHP var. Biz varız, ben varım, çok kararlı bir şekilde bu sistemi taikp ediyoruz. Kendi iç hesaplaşmalarına bu ülkenin yerel seçimini, 16 milyon İstanbul'u kurban etmesinler. Dünya bu şehrin seçimini takip ediyor.

3-5 kişi sanki elinden oyuncağı alınmış gibi davranarak Türkiye'nin itibarını zedelemesinler. Bu şekilde devam ederse Türkiye zarar görür. Kurulan cümleleri, yazılan çizilen Whatsapp mesajları vs. vs. kamuoyu görüyor. Sosyal medyalarda yazılan çizilen şeyler var... Yazıktır, günahtır. 16 milyon insana saygısızlıktır. Burada sadece bana verilen oyları savunmuyorum. İstanbullunun kararını savunuyorum.

"1-2 GÜN İÇİNDE İSPARK'TA NELER OLDUĞUNU BİLİYORUZ"

Zaman kazanılıyor. Bazı kuruluşlara başvurup iptal edemedikleri bir takım dijital verilerin iptal edilmesi konusunda nasıl destek istediklerini de biliyoruz. Zamanı gelince bunları kamuoyu ile paylaşacağız. 1-2 gün içinde İSPARK'ta neler olduğunu da biliyoruz.

Elbette hata olur seçimde. Eksiklik olur, somut olarak örnekler vardır ama siyasi şovlara gerek yok. Gösterdiler diye gösteriyorum, bizde de onlarcası var, başvurularımız var düzeltiliyor. Bize bir oy işlemiş, bu hala düzeltilmemiş bir sandık evrakı. Onlarcası var. Bir kısmı düzeltildi. Diğer rakibimiz adına da düzeltilenler var. Bakırköy'deki 1239 numaralı sandık. Oyumuz 177 ama YSK'daki oy 1. Bunlar olacak ama sürece tesir etmediği ortadadır.

Bir ilçenin seçimi yapılmış, neymiş Büyükçekmece'de 68 oy rakibimiz adına geçersiz oylardan çıkmış, 25 oy bizim adımıza çıkmış. Bu soyut kavramlar üzerinden didik didik bu süreçler, geçmişteki uygulamalara uygun olmayarak yapılarak güvensiz ortamlar yaratılıp, örneğin arkadaşlarımız, vekillerimiz ilçe ilçe nöbet tutuyor. İnsanların kafalarında şaibe yaratarak bu sürecin daha büyük sıkıntılara sebep olmaması için çağrı yapıyorum. Bir an önce yetkimizi bize verin. Süreç hassastır. Süreç devlet adamlığı hassasiyeti ister. Bu ülkenin yetkili kişileri, kurumları, bakanları parti merkezlerinde toplantılar yapacaklarına sürecin en hassas şekilde sonucunun bağlanması gerekmektedir. Dünyanın sonu değil. 16 milyon insan mutlu.

"İNSANLARI YARGILAMASINLAR, HADLERİNİ BİLSİNLER"

Anıtkabir'i ziyaret ettim, gördüğüm sevinci, mutluluğu, kabul etmişliği benim için büyük mutluluktur. Toplumun bu huzurunu yetkili kişiler de anlasınlar ve gereğini yapsınlar. En şaibeli seçim diyerek, hırsızlık gibi terimleri kullanarak insanları yargılamasınlar, hadlerini bilsinler. Ben gerektiğinde sıklıkla sizlerle buluştum, gerekmediğinde arkadaşlarım sürecin takibinde. Ben bir anda İstanbul'la ilgileniyorum, İstanbul'un süreçleri ile ilgileniyorum.

"SAYIN DEVLET BAHÇELİ'NİN KATKILARINI TALEP EDİYORUM"

Yine çağrımı yapıyorum. MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli'ye seslenmek istiyorum. Bu sürece dair katkılarını talep ediyorum. Katkı sunmalılar. 24 Haziran'da seçilen 2023 Haziranına kadar yetkisi olan ülkemizin Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan sürece katkı sunmasını, seçimlerde kaygılı ortamlara sürüklenmemesi, İstanbul'un 16 milyon insanın vicdanına sığmayan bu durumun sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından da dikkatle irdelenmesini, sürece katkı sunmasını, birbirimizi kutlamayı, tebrik etmeyi başacak bir atmosferi ülkemize sağlama mecburiyetimiz vardır. Bu ısrarımda devam edeceğim, her gün hatırlatacağım.

1994, Refah Partisi Genel Başkanı, SHP'li Nurettin Sözen, o dönem seçimi kazanan sayın Recep Tayyip Erdoğan ve ikisinin elini kaldıran sayın Necmettin Erbakan. 2019'dayız, hangi dönemde yaşıyoruz. 25 yıl sonra kazananın elini ayağa kaldırmak bu kadar zor mu? Gelin, elimizi ayağa kaldırın biz de bu memleketin, bu cennet vatanın saygın bir vatandaşı olarak belediye başkanlığını en güzel şekilde yapmaya başlayalım. Adalet istiyorum.

Ekrem İmamoğlu

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER