Selçuk Özdağ'dan 'seçim' yorumu: CB sisteminde yanıldım

Ak Parti eski Genel Başkan Yardımcısı Doç.Dr. Selçuk Özdağ, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi konusunda yanıldığını ve bu sistemin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Selçuk Özdağ'dan 'seçim' yorumu: CB sisteminde yanıldım

Ak Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve 3 dönem Manisa Milletvekilliği yapan Doç.Dr. Selçuk Özdağ, seçim sonuçları ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. 

SEÇİMİ KAZANMAK İÇİN BİR OY FAZLASI KAFİDİR

Seçim sonuçlarına saygı gösterilmesi gerektiğini söyleyen Özdağ, "Seçimin sonuçlarına itiraz hukuki ve demokratik bir imkandır, ancak o sonuçlara saygı göstermemek başka bir şeydir. Çünkü seçim kazanmak için sadece bir oy fazlası kafidir." ifadelerine yer verdi. 

BEN DE EVET DEDİM YANILDIĞIMI GÖRÜYORUM

Twitter hesabından açıklamalarda bulunan Özdağ, 31 Mart yerel seçimlerinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin bu ülkenin gerçeklerinden uzak olduğunu gösterdiğini belirti. Referandumda kendisinin de "evet" dediğini; ancak yanıldığını söyleyen Özdağ, devletin tarafsız olması gerektiğini aksi takdirde ülkenin parçanabileceği uyarısında bulundu. 

CUMHURBAŞKANLIĞI BİR PARTİYİ DEĞİL TÜM MİLLETİ TEMSİL ETMELİDİR

Özdağ, "CB makamı bir partiyi değil tüm milleti temsil etmelidir. Vatandaşlarını partisine göre ayırmamalıdır. Toplumsal barışın bir sigortası gibi işlev görmelidir. Taraf olan bir makam toplumu uzlaştırma, barıştırma şansını kaybeder." dedi. 

"Ülke ve millet menfaatlerini parti, şahıs grup menfaatlerinden önde tutuyorsanız vatanseversinizdir. Kul hakkına riayet etmiş, siyaseti ticarete çevirmemişseniz dindarsınız demektir. Çoluk çocuğunuzu devlete musallat etmemişseniz dindarsınız demektir.

Devlet malını 80 milyonun hakkı var titizliği ile korumuşsanız dindarsınız demektir. Önemli olan herhangi bir partiye mensubiyet değil bu meziyetlere sahip olmaktır.

Usülsüz ihale yapan, devlet malına ganimet malı gibi çullanan, eş dost, akraba, yandaş, partili ayırımı yapan, siyaseti din haline getiren, yalan söyleyen, iftira atan hangi partiden olursa olsun dinle münasebetini sıfırlamış demektir.

Bu seçim -partili Cumhurbaşkanı- sisteminin Türkiye gerçeklerine ne kadar uzak olduğunu göstermiştir. Bir ülkede her kurum taraf haline gelirse o ülkede parçalanma kaçınılmaz olur. (Ben de evet dedim,yanıldığımı görüyorum),Bu sistem tekrar gözden geçirilmelidir.

CB makamı bir partiyi değil tüm milleti temsil etmelidir. Vatandaşlarını partisine göre ayırmamalıdır. Toplumsal barışın bir sigortası gibi işlev görmelidir. Taraf olan bir makam toplumu uzlaştırma, barıştırma şansını kaybeder.

CB sistemi de demokrasi içinde bir alternatiftir ama partili cumhurbaşkanlığı sistemi değil. Bizim gibi derin ayrılıklar yaşayan ülkelerde devletin tarafsızlığını kaybetmesi( çünkü CB makamı devleti temsil eder) ülkeyi felakete götürür.

Seçimin Sonuçlarına itiraz hukuki ve demokratik bir imkandır, ancak o sonuçlara saygı göstermemek başka bir şeydir. Çünkü seçim kazanmak için sadece bir oy fazlası kafidir."

DAVUTOĞLU'NUN YENİ PARTİSİNDE İSMİ GEÇİYOR

Kulislerde eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun kuracağı yeni partide Ali Babacan'dan başka, eski Millî Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, eski Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Ak Parti eski Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ'ın da yer aldığı iddia edilmişti. 

YENİ PARTİYE İHTİYAÇ VAR Kİ KONUŞULUYOR

Ak Parti'de 3 dönem milletvekilliği yapan Selçuk Özdağ, Mart ayında bir gazeteye verdiği röportajda Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu'nun kuracağı iddia edilen yeni partiyle ilgili "Eğer bunlar çok konuşuluyorsa ve bunu herkes konuşuyorsa bir ihtiyaca mı var da konuşuyor demektir. İhtiyaç olmasa bu konuşulur mu? Domates, nohut fiyatları, tanzim satışlar neden konuşuluyor? Bir problem var." demişti. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER