Ömer Çelik'ten İmamoğlu'nun çağrısına yanıt! "Cumhurbaşkanı ile iyi geçineceğim..."

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik basın toplantısı düzenledi. Çelik, "CHP'nin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yaptığı çağrıya tepki olarak; "İtiraz süreci seçim sürecinin hukuki bir parçasıdır. İşin başı da sonu da vatandaş iradesidir. Hepimiz vatandaş için varız. Bir irade tecelli eder, başımızın üstüne yeri var deriz. CHP adayı cümlelerin arasına empati, hoşgörü gibi kelimeler sıkıştırarak itiraz sürecinden bahsediyor. Bir siyasetçi bu cümleleri niye kurar? Sonra yasal süreçten vazgeçin diyor. Cumhurbaşkanı ile iyi geçineceğim gibi bir cümle eklendi buna. Cumhurbaşkanımızı bir müdahaleye çağırmak, hukuki en temel prensiplere aykırı" ifadelerini kullandı.

Ömer Çelik'ten İmamoğlu'nun çağrısına yanıt! "Cumhurbaşkanı ile iyi geçineceğim..."

İşte Çelik'in konuşmasından öne çıkanlar;

Trump'ın Kudüs konusundaki yanlış değerlendirmesinin cesaretlendireceğini söyledik. Netanyahu kendi saldırganlığına uygun şekilde davranıyor. Saldırmadığı bir değer yok. Daha da ileri gitti. Doğu Kudüs'ün bölünmesine müsade etmeyeceğiz dedi.

Bu zihniyeti cesaretlendirenler bundan sorumludur. Birleşmiş Milletler ne işe yarıyor? Uluslararası bir hukuktan bahsedebilecek miyiz? Bu şahıs tüm bu unsurları ihlal ediyor.

Hukuksuzluğu devlet politikası haline getirmektedir. Kınıyoruz. Tüm dünyanın hukuka saygısı olan siyasetçilerini bunu kınamaya ve adım atmaya davet ediyoruz.

Bazı konuları açıklığa kavuşturmamız gerekiyor. Kasten kafa karıştırmaya dönük unsurları takip ediyoruz. Her gün yeni bir kılıkta önümüze bir takım açıklamalar geliyor. CHP'nin İstanbul adayı hukuki ve yasal olan itiraz sürecini illegal ve temelsiz göstermeye çalıştı.

"CUMHURBAŞKANIMIZI MÜDAHALEYE ÇAĞIRMAK, HUKUKİ EN TEMEL PRENSİPLERE AYKIRI"

İtiraz süreci seçim sürecinin hukuki bir parçasıdır. İşin başı da sonu da vatandaş iradesidir. Hepimiz vatandaş için varız. Bir irade tecelli eder, başımızın üstüne yeri var deriz. CHP adayı cümlelerin arasına empati, hoşgörü gibi kelimeler sıkıştırarak itiraz sürecinden bahsediyor. Bir siyasetçi bu cümleleri niye kurar? Sonra yasal süreçten vazgeçin diyor. Cumhurbaşkanı ile iyi geçineceğim gibi bir cümle eklendi buna. Cumhurbaşkanımızı bir müdahaleye çağırmak, hukuki en temel prensiplere aykırı.

Hepimizi var eden zemin hukuk sayesinde var olmuyor mu? Varlığımızı borçlu olduğumuz hukuk zemini burda süreci idare etmektedir. Bir siyasetçi eğer sürece saygı göstermiyorsa sonuca da saygı göstermiyordur.

Sürece saygı göstereceksiniz. Siyasetin varlık sebebi milletin taleplerini siyasal temsile dönüşmektir.

'SÜRECİN PATRONU YSK'DIR'

Sürecin patronu YSK'dır. Onlar karar verecek. Kendi siyasetimiz temel prensibi olarak, seçime giderken ne kadar vatandaşın sesini dinliyorsak, iktirada geldiğimizde de vatandaşımızın sesini dinliyoruz. Fakat enteresan olan şu hem merkezi yönetim hem yerel yönetim seçimlerinde 15 yıldır vatandaşın hiçbir şekilde 1. parti yapmadığı CHP, aynaya bakmıyor. Her seçimden sonra CHP'nin yönetcilerinin vatandaş AK Parti'ye ne mesaj verdi sorusuna odak noktası yapması, AK Parti'ye göre posizyon aldıklarını gösteriyor.

Açıkça YSK'yı tehdit eden, 'bu işin altında kalırsınız' mesajı veren bir tavır içine girdiler. Anayasa ile yine kavga ediyorsunuz. Milletin verdiği irade ile yine kavga ediyorsunuz.

Güncelleme Tarihi: 07 Nisan 2019, 23:25

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER